KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8052 E., 2010/9715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.04.2008 gün ve 2007/201-2008/128 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.03.2010 gün ve 2008/11186-2010/2447 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde açılmış bulunan hesaplarındaki paranın kendi bilgisi dışında çekilmiş olduğunu, hesabındaki paraların çekilmesine ilişkin tediye makbuzlarındaki imzaların müvekkiline ait bulunmadığını, aynı banka şubesinde başka mevduat sahiplerinin de hesaplarından paralarının çekildiğini, banka yetkilileri tarafından mağdur olan mevduat sahiplerine paralarının ödeneceği sözünün verildiğini, müvekkilinin bu nedenle hesabında düzeltme yapılmasını beklediğini ancak davalıların bu yönde hiçbir girişimde bulunmadıklarını ileri sürerek, 11.900,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının 19.06.2000 tarihinde imzalamış olduğu ibraname ile müvekkili bankayı ibra etmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; ibraname ile dava tarihi arasında yedi yıllık bir sürenin bulunduğu, ibranamenin hükümsüzlüğünün bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerektiği, davacının ibranamenin hükümsüzlüğüne ilişkin hususu 2005 yılında öğrenmiş olduğu, bu durumda bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu sonucuna varılarak, davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8052, K. 2010/9715, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama