KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8157 E., 2011/11638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/11/2009 tarih ve 2009/740-2009/770 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkiline ait Tektaş Saatçilik ve Aksesuar Tic. A.Ş.'ne ait hisseleri satın aldığını, sonradan hisse bedeline mukabil fazla ödeme yaptığından bahisle, sözleşmeye istinaden hakem nezdinde istirdat davası açtığını, oysa aralarındaki uyuşmazlığa hakemin bakması için uyuşmazlığın belirli olması gerektiğini, taraflar arasındaki her türlü uyuşmazlığın çözümüne yönelik olarak düzenlenen tahkim şartının geçerli olmadığını, ayrıca hakem olarak tayin edilen kişinin tarafsızlığından söz edilemeyeceğini ileri sürerek, istirdat davasının hakem nezdinde görülemeyeceğinin tespitini, aksi halde hakemin reddini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihtilafın hakem nezdinde görülüp görülemeyeceği hususunun hakem tarafından verilen karara karşı açılacak iptal davasında ileri sürülebileceğini, talebin mahkemenin görevine girmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının talebinin hakem kararına karşı açılacak iptal davasında ileri sürülebileceği, mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket hisse satışından kaynaklanan ihtilafın, hakem nezdinde görülüp görülemeyeceğinin tespiti istemine ilişkin olup; mahkemece, davacının bu isteminin hakem kararına karşı açılacak iptal davasında ileri sürülebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 519. maddesi gereğince, var olan bir tahkim sözleşmesinin veya bir sözleşmedeki tahkim şartının geçerli olup olmadığı hususu mahkemece karar bağlanır. Ayrıca, tahkim şartının geçerliliği için uyuşmazlığın belirli olması gerekir.
Bu itibarla mahkemece, işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
#######
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8157, K. 2011/11638, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama