KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8185 E., 2012/1525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/04/2010 tarih ve 2008/28-2010/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı Boralar Ltd.
Şti.'nin ortağı olduklarını, müvekkilinin 2001 yılının 10.ayı ile 10.03.2002 tarihleri arasında işleri ile ilgilenme fırsatı bulamadığını, bu süre zarfında hesap işleri ile davalının ilgilendiğini, davacının 15.03.2002 tarihinde söz konusu şirketteki hissesini sattığını, hissenin satışından önce geriye doğru anılan şirketin muhasebesinin çıkarıldığını, İş Bankası pos makinesi ile yapılan satışlarda 12.754,69 TL. açık çıktığını, ..........,isimli şahsa borçları olmadığı halde 5552-DM. ödemede bulunulduğunu, müvekkilinin maliyeye borcu olmadığı halde avansından 3.467,60 TL çekildiğini,
davalının müvekkilinin zararına hareket ettiğini ileri sürerek, 12.204,95 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile de 3.097,80 TL'nin de tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacının 05.05.2002 günlü sözleşme ile ortaklıklarını sona erdirdiklerini, davacı tarafın sunmuş olduğu belgelerin delil değerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle tarafların ortağı oldukları dava dışı şirketin tüzel kişiliğinin bulunduğu, ortaklardan birisinin şirkete zarar vermesi halinde bu zararın ancak şirket tarafından istenebileceği, bir ortağın diğer bir ortağa şirketin alacağından dolayı açmış olduğu işbu davanın dinlenme kabiliyetinin bulunmadığı, bunun mümkün olduğu düşünülse bile dava konusu edilen döneme ilişkin olarak tarafların birbirlerini ibra ettikleri, taraflar arasında düzenlenen protokolde dava konusu istem ve alacakların belirtilmediği, bu şekliyle protokol dışında kalan taleplerden feragat edilmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8185, K. 2012/1525, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama