KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8187 E., 2011/6420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2009 tarih ve 2009/256-2009/741 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin lehdarı olduğu, keşidecisi ... olan iki adet bonoyu davalı bankaya tahsil için teslim ettikten sonra davalı bankanın 11.04.2008 tanzim, 20.01.2009 vadeli 25.690 TL’lik bonoyu kaybettiğini, davalı bankanın bononun iptali için Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/42 E.sayılı dosyasında dava açtığını, keşideci ile yapılan görüşmede keşidecinin senedi getiren kişiye ödeme yaptığını beyan ettiğini, güven kuruluşu olan bankanın müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 25.690,00TL nin vade tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkiline müracaat edilebilmesi için senet borçlusu hakkında yapılan takip sonucunda borç ödemeden aciz vesikası alınması ve ayrıca senet hamilinin senet bedelini iptal kararına rağmen tahsil edememesine bankanın senedi kaybetmiş olmasının neden olması gerektiğini, davacının senedi tahsil için girişimde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, senet lehdarının öncelikle borçludan alacağın tahsili için başvuruda bulunması ve tahsil için başlatılan takipte borçlunun ödemeden aciz olduğuna dair belgenin düzenlenmesi ve ayrıca davacının alacağını tahsil edememesinin davalının senedi kaybetmesi nedeniyle olduğunun belirlenmesi gerektiği, ancak bu hususların davacı tarafından ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8187, K. 2011/6420, 26 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama