KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8311 E., 2012/17193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2010 tarih ve 2009/138-2010/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı İnci Konak'ın Edirne 2.Noterliğinin 10/02/2005 tarih 1998 yevmiye numaralı acentelik sözleşmesi gereği müvekkili şirketin acenteliğini yürütmekte olduğunu yapacağı her türlü acentelik faaliyetlerinden dolayı ...nin defter kayıtlarında doğacak borçlarından sorumlu bulunduğunu, davalı Fortis Bank A.Ş’nin müvekkili şirket lehine tanzim olunan 07/12/2006 tarih 88 numaralı 30.000 TL bedelli teminat mektubu uyarınca mektup tutarının talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçecek süre içerisinde işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödeyeceğini garanti ettiğini,
sözleşmenin fesih edilmesi sonucu acente İnci Konak'ın borcunun 31/03/2008 tarihi itibariyle 11.286,50 TL olduğunun tespit edildiğini, mektup süresinin 07/12/2007 tarihinde sona ereceğinin anlaşılması nedeniyle müvekkili şirket tarafından başvuruda bulunulduğu ve mektubun nakte çevrilerek hesaba aktarılmasının talep edildiğini, mektup süresinin hitamından evvel bankadan talepte bulunulmasına rağmen herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 30.000 TL alacağın 01/05/2008 talep tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, vadeli teminat mektuplarında bankanın sorumluluğunun prensip olarak vade sonunda sona erdiğini, bunun tek istisnasının garanti edilen riskin vade içinde doğduğunun ispat edilmesi koşuluna bağlı bulunduğunu, davacı yanın tazmin talebinin teminat mektubunun vadesinden sonra olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu teminat mektubunun incelenmesinde 07/12/2006 tarihli olduğu ve bu mektubun anılan tarihe kadar geçerli olup teminat mektubunun vadesinin uzatılmaması veya bu tarihte yazılı tazmin talebinde bulunulmaması halinde teminat mektubu ve içeriği taahhüdün kendiliğinden hükümsüz olacağının vurgulandığı, davacının ise 01/05/2008 tarihli yazı ile davalı Banka'dan söz konusu teminat mektubunun tazmini talebinde bulunduğu, davalı Banka'ya mektubun vade tarihinden önce tazmin talebinde bulunduğuna dair yazılı bir belge sunmadığı ve böyle bir belgenin dosyada mevcut olmadığı, sadece mektup lehtarının mektup vadesinin uzatılması yönünde talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8311, K. 2012/17193, 1 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama