KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8321 E., 2012/5970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2009 tarih ve 2007/235-2009/590 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı Gemtrans Gemlik Paz. Denizcilik Tic. A.Ş. vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların değişik tarihli konşimentolar tahtında müvekkiline ait hidrojen peroksitin Gemlik’ten Hindistan’nın değişik limanlarına taşınması işini üstlendiklerini, ancak emtiaların bu limanlara ulaştırılmadığını ileri sürerek emtiaların aynen iadesini, iadenin imkânsız olması halinde bedeli olan 163.302,31-USD’nin ve ödenen navlun bedeli karşılığı olan 28.940,04-USD’nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Norasia Container Lines Ltd. vekili, konşimentoda yer alan yetki şartı nedeniyle davanın Londra Yüksek Adalet Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Gemtrans Gemlik Paz. Denizcilik Tic. A.Ş. vekili, dava konusu konşimentoda “Shipper’s stow, load, country and seal” klozunun bulunduğunu, bu nedenle sorumluluğunun davacı yükleyiciye ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı Gemtrans Gemlik Paz. Denizcilik Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın mahkemenin milletlerarası yetkisizliği nedeniyle reddine, diğer davalı Norasia Container Lines Ltd. İzafeten Gemtrans Gemlik Paz. Denizcilik Tic. A.Ş hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı Gemtrans Gemlik Paz. Denizcilik Tic. A.Ş. vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava, taşıyıcılar aleyhine açılan emtia bedelinin tahsili, ödenen navlun ücretinin istirdatı istemine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK’nun 382. ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.
Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 sayılı Kararı’nda da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olaya gelindiğinde, mahkemece kısa kararda 1 nolu davalı hakkında açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisizliği nedeniyle reddine, 2 nolu davalı hakkında ise davanın esastan reddine karar verilmiştir. Gerek dava dilekçesinde gerekse mahkemece yapılan tensip zaptında, 1 nolu davalı olarak Norasia Container Lines Ltd. İzafeten Gemtrans Gemlik Paz. Denizcilik Tic. A.Ş. ve 2 nolu davalı Gemtrans Gemlik Paz. Denizcilik Tic.
A.Ş. olduğu halde, gerekçeli kararda davalı Gemtrans Gemlik Paz. Denizcilik Tic. A.Ş. hakkında açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisizliği nedeniyle reddine, Norasia Container Lines Ltd. İzafeten Gemtrans Gemlik Paz. Denizcilik Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir. Bu şekilde kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişkiye yol açılması doğru olmadığından kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8321, K. 2012/5970, 12 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama