KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8376 E., 2012/6007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2009 tarih ve 2007/304-2009/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14.200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket denetim kurulu üyeleri vekili, Uzan şirketler grubunda yer alan Prekon İnş. San. ve Tic. A.Ş’nin yönetim ve denetiminin TMSF’ye devrolunduğunu, davalıların anılan şirketin yönetim kurulu üyesi ve denetleme kurulu üyesi oldukları dönemde şirketi zarara uğrattıklarının tespit edildiğini ve bu zarardan görevleri nedeniyle davalıların sorumlu olduklarını, zararın tazmini için genel kurulun denetim kuruluna dava açma yetkisi verdiğini ileri sürerek, 9.388,45 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirket hesaplarında kasa açığı bulunduğu ancak bu açığa davalıların neden olduklarına ilişkin yeterli kanıt bulunmadığı ve davalıların görünüşte yönetici oldukları, esas işlemleri yapanların davalıların arkalarına gizlenen kişiler olduğundan davalıların konumları gereği zarardan sorumlu olmayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin eski yönetim, denetim kurulu üyeleri olan davalıların sorumluluğuna ilişkin olup, mahkemece,yukarıdaki özettenden de anlaşılacağı üzere benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Oysa, davacı tarafça şirketin muhasebe kayıtlarından kasa hesabında kayden varlığı görünen paranın kasa sayımında nakit olarak mevcut olmadığının anlaşıldığı, gerekli takip ve gözetim sorumluğunun yerine getirilmemesi nedeniyle davalıların şirketin aktiflerinin azalmasına neden oldukları iddia edilmiş olup, meydana gelen olayda kusurlu olmaları halinde sorumlu tutulmaları mümkündür. Kaldı ki mahkeme gerekçesinde de bir kasa açığının bulunduğu kabul edilmiş durumdadır.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda anılan iddianın öncelikle davacı için bir zarar olup olmadığı, varsa miktarının denetlenebilir bir şekilde bilirkişi kurulu marifeti ile kuşkuya yer bırakmaksızın saptanması, bu hususun şirket için bir zarar kalemi olarak kabulü halinde, oluşan şirket zararından, yönetim ve denetim kurulu eski üyelerinin, TTK.nun 336 vd maddeleri bağlamında ispat külfeti ters çevrilmiş kusur sorumluluğu ilkeleri çerçevesinde, kusursuzluklarını kanıtlayamamaları halinde sorumlu olduklarının ilke olarak kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden yanlış ilkeye ve eksik incelemeye dayalı isabetli olmayan yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş,kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8376, K. 2012/6007, 13 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama