KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8465 E., 2012/2369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/11/2009 tarih ve 2006/462-2009/630 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili bankanın eski yönetim kurulu üyeleri olduğunu, Romanya'da bulunan Banco Turco Romana (BTR)'nın likidite sıkışıklığı yaşadığı dönemde bu problemi gidermek amacıyla çıkarılan ve davalıların imzasını taşıyan 30.05.2000 tarih, 24 nolu yönetim kurulu kararına istinaden BTR'ye 11.000.000 USD -16.000.000 USD arasında değişen tutarlarda düşük faizli depo kredisi kullandırıldığını, o dönem içerisindeki alternatif maliyet hesaplamaları, depo kredisi faiz oranları dikkate alındığında Bayındırbank tarafından BTR'ye açılan depo kredisine %9 faiz uygulanması nedeniyle bankanın zarara uğradığını belirterek toplam 1.256.630 USD zararın en yüksek banka kredi faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vd. vekili ile davalı ... vd. vekili ayrı ayrı beyanlarında, davacı bankanın 09.07.2001 tarihinde TMSF'ye devredildiğini, TMSF ile Bayındır Grubu şirketleri ile bu şirketlerin hakim ortakları arasında imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi uyarınca davanın durdurulması gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkillerinin genel kurul kararı ile ibra edildiğini, depo işlemi ve uygulanan faiz oranlarının mevzuata ve bankacılık teamüllerine uygun olup bankanın herhangi bir zararının doğmadığını belirterek davanın reddini istemişleridir.
... vekili, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi uyarınca davanın durdurulması gerektiğini, depo işlemi ve uygulanan faiz oranlarının bankacılık teamüllerine uygun olup bankanın herhangi bir zararının doğmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, depo ile ilgili banka zararının finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi kapsamında olmadığı, yapılan depo işleminde bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı bir durum bulunmadığı, bankanın alternatif faaliyet yöntemi ile bir faiz kaybının hesaplanabilmesi,
bunun zarar olarak kabulü ve reeskonta tabi tutulabilmesi için gelir yaratıcı veya hasılat unsuru olması gerektiği, gelir yaratıcı olabilmesi için bir sözleşmenin varlığının, hasılat unsuru olabilmesi için de faturasının bulunması gerektiği, dava konusu faiz farkı için taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme veya fatura bulunmadığı, dolayısıyla reeskont kayıtlarının da dayanaksız olduğu, kredi faizinin taraflar arasında serbestçe kararlaştırılmasını engelleyen herhangi bir düzenleme bulunmadığı,
dava konusu uygulamanın zararlandırıcı bir işlem olarak tanımlanamayacağı, depo kredisinin o dönemde diğer bankalarca uygulanan faiz oranlarından daha düşük olmadığı, yapılan depo ve faiz kaybından genel kurulun bilgisi bulunduğu ve buna rağmen yönetim kurulunun ibra edildiği, ibranın geçerli bir ibra olup, o döneme ilişkin yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı TMSF vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8465, K. 2012/2369, 21 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama