KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8540 E., 2012/9493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/11/2009 tarih ve 2008/619-2009/695 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının aralarındaki ortaklığı sona erdirerek 20.05.2007 tarihli bir sözleşme yaptıklarını, bu sözleşme uyarınca davalının müvekkiline yapmış olduğu ödemelerin karşılığını 31.08.2007 tarihinde nakden ve tamamen ödemeyi kabul ettiğini, müvekkilinin davalının ödeme yapmasını beklediğini ancak davalının ödemede bulunmaması üzerine davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının takibe karşı haksız ve mesnetsiz sebeplerle itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmayıp, sözkonusu sözleşmenin sahte bir sözleşme olduğunu savunarak, davanın reddini ve % 40’tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 20.05.2007 tarihli sözleşmede belirtilen borcun tamamının 23.05.2007 tarihli ibranameler kapsamına göre ödenerek borcun sona erdirildiği, bu nedenle yapılan takibin yerinde olmadığı, davacı alacaklının haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması nedeniyle davalı borçlu lehine % 40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine, davaya konu esas alacak tutarı üzerinden hesaplanan 254.106,00 TL % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8540, K. 2012/9493, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama