KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8568 E., 2012/2700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- AV. ...
- Vekili
- AV. ...
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ereğli (Konya) 1. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen 01/03/2010 tarih ve 2009/229-2010/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Almanya'da mukim bir şirketin hisse devir sözleşmesi dolayısıyla müvekkilinden (15.956,51) Euro alacaklı olduğuna dair Biefeld 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.01.2003 tarihli ve Haman Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin 26.06.2003 tarihli kararlarının, davalının başvurusu üzerine Konya Ereğli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce tenfizine karar verildiğini, oysa davalının bu alacağının tahsili için anılan şirketin iflas idare memurluğuna başvurduğunu ve alacağının (14.545,72) Euro olduğunun belirlendiğini, bu alacağın (10.639) Euro'sunun ödenip (5.032) Euro'sunun da davalı adına depo edildiğini, davalının tenfiz yoluyla ikinci kez tahsilat yapmaya çalıştığını ileri sürerek, iflas idaresince ödenen meblağın alacaktan mahsubunu talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Almanya'da icra yoluyla davacıdan tahsil ettiği meblağın düşülmesinden sonra müvekkilinin (15.037,24) Euro alacağı kaldığının belirlendiğini, tenfiz isteminin de bu meblağ üzerinden yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yan, dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanları ile yabancı mahkemece verilen karara istinaden 1.12.2003 ila 1.8.2004 tarihleri arası 9 taksitte 10.639 Euro, 1.7.2005 ila 1.4.2006 tarihleri arasında ise 10 taksitte 5.032 Euro olmak üzere toplam 15.671 Euro ödemek suretiyle davalıya olan borcunun bittiğini ileri sürmektedir. Söz konusu ödemeler davalı alacaklı yanın da kabulünde olup tümüyle yabancı mahkeme ilamının verilmesinden sonra yapılmış ödemeler niteliğindedir.
Davalı yan yapılan ödemeleri mahsup ederek icra takibine giriştiklerini iddia etmiştir. Getirtilen Ereğli İcra Müdürlüğü’nün 2005/4208 sayılı dosyası üzerinden alınan tenfiz kararına istinaden davacı aleyhine icra takibine girişildiği anlaşılmakta ise de icra takibinde yabancı mahkemece hükmedilen toplam 15.956,51 Euro’nun tahsilinin talep edildiği izlenmiştir. Şu halde, davalı vekilinin yapılan ödemelerin mahsup edildiği yolundaki savunmasında isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, davanın yabancı mahkeme ilamının verilmesinden sonra yapılmış ödemelere ilişkin olarak İİK’nun
..../....
-2-
33. maddesi çerçevesinde açılmış bir menfi tespit davası niteliğinde olduğu (bkz. Kuru, B., İcra ve İflas Hukuku, c.3, sh.2304, dipnot 117 ve civarı), o sebeple davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, yerel mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplandıktan sonra gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken hukuki yarar yoksunluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
17/04/2012-S/E
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8568, K. 2012/2700, 24 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama