KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8637 E., 2010/9843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.07.2008 gün ve 2005/6-2008/448 sayılı kararı bozan Daire’nin 05.04.2010 gün ve 2008/12915-2010/3753 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın İzmir Sanayi Şubesi nezdinde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan 24.10.2007 tarihinde internet aracılığı ile tanımadığı kişi ya da kişiler tarafından Akbank İstanbul Çiftehavuzlar Şubesi’nde bulunan bir hesaba toplam 5.915 Euro karşılığı 10.212,84YTL EFT yapıldığını, davalı bankanın durumu fark edince müvekkilinin hesabına bloke koyduğunu, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, anılan meblağın 24.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şifresini koruyamadığını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklı bir zarar söz konusu olmadığını, davacının kendisine verilen akıllı anahtarı kullanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı banka tarafından kendisine sunulan ek güvenlik önlemlerini kullanmayı tercih etmediği, akıllı anahtar davalı banka tarafından davacıya teslim edilmesine rağmen aktif hale gerilip kullanılmadığı, davacının kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, taraflar arasında akdi ilişki bulunmakta ise de bu olayın BK’nun 98/2. maddesi yollaması ile BK’nun 41. ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiil olarak incelenmesi gerektiği, davacının ek güvenlik önlemlerini kullanmayarak BK’nun 44. maddesine göre zararın ortaya çıkmasına kusurlu davranışı ile neden olduğu, davalının
kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/12915 E, 2010/3753 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8637, K. 2010/9843, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama