KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8899 E., 2010/9188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2007 gün ve 2006/475-2007/697 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.01.2010 gün ve 2008/4017 - 2010/192 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait gemilerin davalıdan aldığı yakıt bedeline teminat olmak üzere 3 adet toplam 99.255 USD tutarlı çeklerin verildiğini, ancak davalının çekleri vadesinden önce şubeye ibraz ederek karşılıksız şerhi vurdurup ihtiyati haciz kararı alarak icra takibine giriştiğini ve davacıya ait "Meryem Ana" gemisini 29.03.2001 tarihinde seferden men ettirdiğini, geminin taahhütleri nedeniyle sefere çıkarılması amacıyla olarak şirket vekili diğer davalı ile protokol imzalandığını,
davacının protokole uygun olarak kısmi ödeme yaptığını ve bakiye borç için protokol tarihinden itibaren 20 gün içinde navlun temliki taahhüdünde bulunduğunu, davalı şirketin ise yine protokol gereğince 03.04.2001 tarihinde saat 10.00 itibariyle gemiyi serbest bırakmayı taahhüt ettiği halde taahhüdünü yerine getirmediği gibi, yaptığı tahsilatları da icra dosyasına deklere etmeyerek işlemlere devam ettiğini, geminin ancak teminat yatırılarak İTM kararı ile 05.04.2001 günü saat 21.30'da sefere çıkabildiğini, bu nedenle geminin yerine getirmesi gereken taşımaya geç başlaması sonucunda navlun alacağından 12.395 USD demuraj tutarı,
36.667 USD ceza, 22.000 USD yükün limanda bekletilmesi nedeniyle liman işgaliye ücreti kesintisine maruz kaldığını, ayrıca davalının çek bedellerinden 9.933 USD fazla tahsilatı bulunduğunu ileri sürerek, bu alacak kalemlerinin libor faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, davalılar elindeki çeklerin aynen iadesi ya da iptallerini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizce davalı yararına bozulmuştur. Bu defa davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8899, K. 2010/9188, 24 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama