KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8911 E., 2010/13166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.07.2008 gün ve 2008/116-2008/483 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.03.2010 gün ve 2009/8824-2010/2691 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.02.2004- 01.02.2009 tarihlerini kapsayan bir kira sözleşmesinin bulunduğunu, sözleşmenin 9. maddesi gereğince davalının kiralananı satmaya karar vermesi halinde kira sözleşmesinin varlığı ve geçerliliği konusunda yeni malike bildirimde bulunma yükümlülüğünün olduğunu, davalının kira sözleşmesinin devamı sırasında gayrimenkulu üçüncü bir kişiye sattığını, yeni malikin müvekkilinden kiralananı tahliye etmesini istediğini, yeni malik ile 31.12.2008 tarihine kadar geçerli yeni bir kira sözleşmesinin akdedildiğini,
davalının sözleşmeye aykırı hareketi nedeniyle müvekkilinin 2007 ve 2008 yılları için 70.761,00 YTL kira farkından dolayı zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla anılan tutarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacıya kiraladığı işyerini 21.03.2007 tarihinde İzmir Mekanik Mak. A.Ş.’ne sattığını, kira sözleşmesinin 9. maddesi uyarınca müvekkilinin bu durumda yeni malike yalnızca kira sözleşmesinin varlığını ve geçerliliğini bildirmekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin de bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının yeni malik ile anlaşarak yeni bir kira sözleşmesi imzaladıktan sonra iki sözleşme arasındaki farkı müvekkilinden istemesinin hiçbir hukuki dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8911, K. 2010/13166, 27 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama