KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9054 E., 2010/11622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.11.2007 tarih ve 2004/35 - 2007/633 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.11.2010 gününde davacı vekili Av.... ile davalılar T.İş Bankası A.Ş. vekili Av.... gelip, diğer davalılar ve avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kiraladığı yerde Taksim Sanat Evi adlı işyerini işlettiğini, şirketin işletilmesinin 01.10.2001 tarihinden başlayarak ...'a işletme sözleşmesiyle verildiğini, ...'ın kasa görevlisi olarak işe aldığı ...'nın işyeri açılışı yapmış gibi göstererek davalı bankanın Caddebostan Şubesi'ne başvurarak "Görsan Görsel Sanatlar" şahıs firması unvanı ile POS makinesi alarak müvekkili şirketin işletmesine bağlattığını, bu makina aracılığıyla müşterilerden tahsil edilen tutarların ...'nın verdiği talimatla ...'ın aynı şubedeki hesabına otomatik olarak virman edildiğini,
davalı bankanın bir işletmeye POS cihazı verirken işletme sahibi ya da şirketten istenen gerekli belgeleri almadan hareket etmekle kusurlu bulunduğu, davalı gerçek kişilerin bu makineyle yapılan işlem tutarlarını zimmetine geçirdiğini ileri sürerek, ıslahen (348.208,10) YTL'nın davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, üye işyeri sözleşmesinin diğer davalılar ... ile ...'yla imzalandığını, POS cihazının davacıya ait işyerinde kullanıldığının müvekkilince bilinmediği gibi bilinmesine de olanak bulunmadığı, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, POS cihazı aracılığıyla yapılan ödemelerin şirket kayıtlarında gösterilmediği yolundaki iddiaların tamamen davacı ile davalı gerçek kişiler arasındaki ilişkilerden doğduğunu, bunların ötesinde POS cihazı ile yapılan harcamalara ilişkin olarak faiz veya fatura verilmesi zorunlu olduğundan bu gelirlerin şirket kayıtlarında gösterilmemiş olmasının davacının sorumluluğunda bulunduğunu, hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, davanın kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafça kiralanıp Taksim Sanat Evi adıyla işletilen yerin bir bölümünün işletme sözleşmesiyle davalılardan ...'a kiralandığı, bu şahsın yanında kasa görevlisi olarak çalışan diğer davalı bankanın Caddebostan Şubesi'nden POS makinesi alıp bu makineyle yapılan tahsilatları kayıtlardan geçirmeyerek davacıyı zarara uğrattığı, davalı bankanın da POS cihazının usulüne uygun vermediği iddiasının ileri sürüldüğü,
davacının davalılardan ...'ın işletme müdürü sıfatıyla ve 24.09.2001 tarihli sözleşme yaparak iş ve hizmet sözleşmesi olarak nitelenen sözleşmeyle işyerinin sevk ve idaresi ile yönetiminin ...'a bırakıldığı, işletme sözleşmesiyle davacı tarafça işletme müdürünü imza yetkisi de verildiği, bu yetki doğrultusunda Taksim Sanat Evi İşletmesi olarak bir banka şubesinde ayrı bir hesap açtırabileceği, sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde işletme müdürü olarak belirlenen davalıya her türlü yetkiyi verecek nitelik taşıdığı, bu yetki kapsamında işletme müdürüne işletme için hesap açma yetkisinin de verildiği,
davacının yapılan işlemlere 500 günü aşkın bir süre boyunca göz yumduğu, anılan dönemde 8206 adet POS cihazı işlemi gerçekleştirildiği, bu halin denetim amaçlı bir yaklaşımın gösterilmediğinin açık ifadesi olduğu, davalı başka yönünden işlemleri belirlemesinin bankaların tercihi içerisinde bulunduğu, işlemde bankanın kusurlu bir davranışının bulunmadığı,
yapılan usulsüzlüğü bankanın tespit edip ortaya çıkarabilmesi mümkün olmadığı gibi bu usulsüzlüğe katkısının bulunduğunun da söylenemeyeceği, 3206 işlemle davalı ... adına açılan hesaba geçirilen paranın toplam (333.073,78) YTL olup, davalı gerçek kişilerin sözleşmenin 6.10. maddesi uyarınca bu tahsilatın % 20'sini davacı hesabına aktarmak zorunda olduğu bu miktarın da (66.614,76) YTL olacağı gerekçeleriyle davalı banka hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüyle (66.614,76) YTL'nın faiziyle birlikte davalı gerçek kişilerden tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9054, K. 2010/11622, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama