KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9060 E., 2012/1227 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.04.2010 tarih ve 2008/530 - 2010/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin evinde 06/09/2005 tarihinde hırsızlık nedeniyle müvekkiline ve eşine ait kimlik belgeleri ile sürücü belgelerinin çalındığını, çalınan eşyalar arasında kimlik kartlarının da olması nedeniyle müvekkilinin gerekli tedbirlerin alınması için Kredi Kartları Merkezi Genel Müdürlüğüne ve TBB’ne 08/09/2005 tarihinde başvurduğunu, bu müracaat üzerine 12/09/2005 tarihinde TBB’nin verdiği yanıtta, birlik olarak böyle bir görevlerinin olmadığının bildirildiğini,
bunun üzerine 26/09/2005 tarihinde müvekkilinin gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin yazısını tüm bankalara (İş Bankası da dahil olmak üzere) faks çekerek gönderdiğini, 17/12/2006 tarihinde davalı bankanın Atrium şubesinin yetkililerinin müvekkilini aradığını, şubelerinde davacı adına 02/02/2006 tarihinde hesap açıldığını, bu hesaba internet üzerinden bir takım havalelerin yapıldığını, bu paraların bankamatik aracılığıyla çekildiğini, hesap sahiplerinin bu şekilde dolandırıldığını, bu nedenle savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını müvekkiline söylediklerini,
müvekkilinin bu şekilde birden fazla adli işlemle karşı karşıya kaldığını ve bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 10.000,00-YTL maddi tazminat ile 50.000,00-YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının hırsızlık /dolandırıcılık gibi yüz kızartıcı suçtan dolayı hakkında çıkan yakalama emri nedeniyle kişisel ve ticari onurunun zedelendiği, aleyhinde açılan davaların davacı üzerinde manevi üzüntüye neden olduğu gerekçeleriyle, davacının maddi tazminat isteminin atiye terk edilmesi nedeniyle bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
.../...
2010/9060 2012/1227
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
1.188,00 H · 297,00 PH · 897,00 BK 06.02.2012 - SK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9060, K. 2012/1227, 2 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama