KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/910 E., 2010/4553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Gebze Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.04.2008 gün ve 2008/37-2008/183 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.11.2009 gün ve 2008/7291-2009/11574 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 pay oranıyla azlık haklarına sahip ortağı olduğunu, 31.05.2007 tarihli genel kurula katıldığını, TTK'nun 337 nci maddesi uyarınca bilanço görüşmelerinin bir ay süreyle ertelenmesini ve bu süre zarfında talep etmiş olduğu açıklamaların da yapılmasını istediğini, ayrıca azınlık hakkını kullanarak özel denetçi tayinini istediğini, genel kurulun erteleme talebini kabul ettiğini, ancak TTK'nun 348 nci maddesi uyarınca yapılan özel denetçi talebini ise red ettiğini,
çoğunluk hisselerine sahip olanların ortaklık menfaati gerektirmediği halde yetkilerini kötüye kullanarak azlığın ve münferit ortakların meşru menfaatlerini zedeleyici kararlar aldıklarını, bunun da objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirkete TTK'nun 348 nci maddesi uyarınca geriye dönük 2 yılın denetlenmesi için özel denetçi tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, 31.05.2007 tarihli genel kurulda gündeme alınıp özel denetçi tayininin reddine ilişkin genel kurul kararının bir nevi iptali isteği ile denetçi atanması talebinde bulunulduğu, genel kurul kararlarının iptali için açılacak davanın 3 aylık hak düşürücü süreye tabii olduğu, ayrıca davacının davayı açarken dava şartı olan şirketteki paylarını muteber bir bankaya da rehin etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine,
TTK'nun 348 nci maddesinde genel kurulun özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde özel denetçi atanması için mahkemeye başvurulması hakkı öngörüldüğü, davanın açılması için istemde bulunanın pay senetlerini bir bankaya depo etmesi gerekir ise de, dava açıldığında böyle bir depo işlemi yapılmamışsa, mahkemece verilecek uygun bir süre içinde eksikliğin tamamlanabileceğinin dahi gözetilmemesinin de doğru bulunmadığı gerekçesiyle, davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/910, K. 2010/4553, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama