KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9195 E., 2012/10288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/02/2010 tarih ve 2006/33-2010/18 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.06.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan karşı davalı-karşı davacı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bilgisayar ve bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösterdiğini, bu konuda çalışan şirketlerin birleşmesiyle 2002 yılında kurulmuş ise de 15 yıllık geçmişinin olduğunu, uzun süreden beri yaptığı çalışmalar sonucu ‘Nexus Cubic Ambar Yönetim Sistemi’ isimli bir program geliştirdiğini, 5846 sayılı Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca eser hakkı sahibi olduğunu, anılan programın bir çok yazılımcının bir araya getirilmesiyle oluşturulduğunu, davalı şirketin kurucu ortaklarından ...’in fasılalarla 1996 yılında 2002 yılına kadar, diğer ortağı...’ün ise, 1990 yılından 2002 yılına kadar müvekkili şirkette çalıştığını,
bu kişilerin açıklanan programın yapılması için oluşturulan yazılım takımında yer aldıklarını, davalı şirketin küçük değişikliklerle müvekkili programını ‘eXenWMS Ambar Yönetim Sistemi’ adıyla pazarladığının tespit edildiğini, davalı ortaklarının müvekkili nezdinde çalışırken ayrılmaları sırasında programı ve diğer bilgileri beraberinde götürdüklerini, eser sahibinin haklarını ihlal ettiklerini ileri sürerek,
davalının satışa sunmadığı programlar ile üretiminde kullanılan araç, makine ve diğer cihazların imhasına, tecavüzün men’ine, kararın ilanına ve FSEK’nun 70. maddesi uyarınca 50.000.00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle davacının eser sahipliğini kanıtlaması gerektiğini, esasen, müvekkili şirketin kurucusu...’ün 01.04.1997 yılından beri yazılım alanındaki deneyimleri sonucu ürettiği yazılımın davacı tarafından yazıldığını, piyasaya sunulduğunu, bu yazılımın ilk defa satışının 06.07.1998 tarihinde Neptün A.Ş’ye yapıldığını, açıklanan eserin müvekkiline ait bulunduğunu, ayrıca, dava dilekçesinde açıklanan müvekkili ürününün tamamen ayrı ve özgün yazılımlar olduğunu, davacının iddiasına konu yazılımdan farklı bulunduğunu, kendisine ait olmayan ürünlerle ilgili müvekkilinin ticari itibarını sarstığını savunarak,
davanın reddini istemiş, karşı davasında da; müvekkili ürünü ile karşı tarafın ürünün iki ayrı, bağımsız ve özgün eser olduğunun tespitine, davacı-karşı davalının satışa sunulmayan yazılımlarının ve bunun çoğaltılmasında kullanılan araç ve gereçlerin imhasına, tecavüz teşkil eden eylem ve davranışlarının ref ve men’ine ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, üç ayrı bilirkişi kurulundan görüş alındığı, taraflara ait yazılımların MOSS programı esas alındığında benzerliğin %50-80 civarında olduğu, büyük oranda benzerliğin bulunduğunun kabulünün gerektiği, yargılamanın sonlarında alınan raporda benzerliğin %5 altında olduğunun açıklandığı, ancak hangi oranda benzerliğin olduğunun kesin değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığının da vurgulandığı, davalı-karşı davacı yazılımının Besler versiyonunda bunun %27 olarak tespit edildiği, ancak zaman içinde yazılım programının geliştirildiği,
başlangıçtaki hali ile en son halinin farklılık arz edeceği, önceden tespit edilen %50-80 benzerliğin, davacının bilgisayar yazılımı nedeniyle işleme, çoğaltma ve yayma mali haklarının ihlali için yeterli olduğu, programın temel kısımları itibariyle hak sahipliğinin davacıya ait bulunduğu, eser niteliğinde olduğu, davalı-karşı davacının programının, davacı-karşı davalı programı esas alınarak oluşturulduğu, işleme mali hakkının ihlali nedeniyle sonraki yazılımların doğası gereği farkının bulunacağı, bunun sonuca etkili olmayacağı, her ne kadar davacı yazılımının dava dışı ...tarafından hazırlandığı,
davacının eser sahipliğinin kanıtlanmadığı savunulmuş ise de davalı-karşı davacının buna sessiz kaldığı, davacı lehine eser sahipliği karinesinin oluştuğu, uzun süre sessiz kalarak karşı davayla hak sahipliği savunmasında bulunmasının MK’nun 2. maddesiyle bağdaşmayacağı, esasen, dava dışı...’ün davacı-karşı davalıya 9.12.2002 tarihinde gönderdiği elektronik posta mesajında yazılımın davacıya ait olduğunu, yazılıma bir takım ilaveler yaptığını açıkladığı, adı geçenin de hak sahibi bulunmadığı, davacı-karşı davalı haklarının FSEK’nun 52. maddesine göre devir edilmediği, aynı Kanunun 18. maddesi uyarınca hak sahibi bulunduğu,
uğradığı maddi zararın tespit edildiği, davalı-karşı davacının yazılımının özgün eser niteliği taşımadığı, davacı-karşı davalı programından bağımsız olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacının mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu ‘Nexus Cubic Ambar Yönetim Sistemi’ adlı bilgisayar programının izinsiz işlenmesi niteliğindeki davalıya ait ‘Exen Cubic Ambar Yönetim Sistem’ adlı bilgisayar programlarından henüz satışa sunulmamış olanların imhasına, muhtemel tecavüzün men’ine, 20.538.45 TL tazminatın tahsiline, satışının önlenmesine ve hükmün ilanına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9195, K. 2012/10288, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama