KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/934 E., 2011/10608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2006/115 Esas
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2008 tarih ve 2006/64-2008/634 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “floria apart hotel” ibareli markalarının bulunduğunu, davalının işletmiş olduğu otelde önceleri müvekkiline ait markanın birebir aynısının kullanıldığını, yapılan ihtar üzerine davalının bu kez “Florya apart otel” adı altında kullanıma devam ettiğini, bu eylemin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tesbiti ile menini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, anılan ibarenin müvekkilinin işlettiği ve kiracısı olduğu otelde davacıdan önce kullanıldığını savunarak, asıl davanın reddini, birleşen dava da ise, anılan markaların davacı tarafından 5 yıldan fazla bir süredir kullanılmadığını savunarak, markaların hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “floria” ibareli markalar ile iltibas oluşturacak şekilde davalının “Florya” ibaresini otel adı olarak kullanmasının marka hakkına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen hükümsüzlük davasının ise ayrılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ayrılmasına karr verilen hükümsüzlük davasının 556 sayılı KHK'nın 14. ve 42/c maddelerine dayalı olmasından dolayı sözkonusu davada verilebilecek bir iptal ve hükümsüzlük kararının geçmişe etkili sonuç doğurucu nitelikte olmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/934, K. 2011/10608, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama