KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9401 E., 2011/6836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2009 tarih ve 2006/178-2009/532 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili madencilik işi ile iştigal ettiğini, 2002 yılından sonra ekonomik durumunun bozulması nedeniyle tefecilerden para arayışına girdiğini, bu amaçla Aydın Güzel isimli kişiden bir miktar para aldığını, borçlarını ödeyememesi nedeniyle Aydın Güzel ve grubunun müvekkiline baskı uyguladıklarını bunun sonunda bir çok protokol imzalanarak müvekkiline ait hisselerin tehdit ile davalıya devredildiğini ileri sürerek, İmrün Endüstri Mineralleri Ltd. Şirketinin hisse devrine ilişkin Mersin 6. Noterliğinin 15988 yevmiye nolu işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında protokol yapıldığı, davacının bu protokolden sonra savcılığa başvurarak şikayette bulunduğu, davalı hakkında takipsizlik kararı verildiği, davaya konu şirket hisselerinin ikrah altında devredildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limitet şirket hisse devir işleminin iptali istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından, dava konusu devir işleminin ikrah altında gerçekleştiğinden bahisle bir ceza koğuşturması bulunduğu iddia edildiğine göre, öncelikle söz konusu ceza davasının işbu dava dosyası ile irtibatının bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra bağlantılı olduğunun kabul edilmesi halinde o davada verilecek olan mahkûmiyet kararı veya maddi vakıa tespiti yapan beraat kararının bu davanın sonucunu etkileyecek olmasına göre, söz konu koğuşturma sonucu beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9401, K. 2011/6836, 6 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama