KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/949 E., 2011/11633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gelendost Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2009 tarih ve 2009/15-2009/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalının dava dışı Üç A Soğuk Hava Dep. Ltd.Şti.'nin ortakları olduğunu, davalının şirket adına senet tanzim ettiğini, bu senetlerle ilgili olarak yapılan takibe itiraz da bulunmadığını, buna ilişkin olarak aynı mahkemenin 2008/122 esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtıklarını, ortaklar kurulunun işbu davanın şirket tarafından takip edilmesi için karar almak istediğini, ancak davacılar ile davalının hisselerinin eşit olması nedeniyle karar alınamadığını, şirket ve ortakların menfaatlerinin korunması için bu davada şirketi temsil etmek üzere kayyum atanması gerektiğini ileri sürerek, mahkemenin 2008/122 esas sayılı menfi tespit dosyasında şirketi temsil etmek üzere kayyum atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şirketi kötü niyetle borçlandırdığı iddiasının yersiz olduğunu, şirketin genel olarak karar alamadığını, tüm işleri yönetecek şekilde kayyum atanması ve davacılar tarafından açılmış bulunan müvekkilinin şirket müdürlüğünden azline ilişkin dosyanın işbu dava ile birleştirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, idia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, temsil kayyumu talep edilen menfi tespit davasının şirket müdürlerinden birisi tarafından açıldığı, oysa şirketin iki ortak tarafından temsil edildiği, işbu davada taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, ortaklar kurulunda şirketin menfi tespit davasını takip etmesine ilişkin olarak davalının kabul oyu vermemesinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde bulunduğu, genel bir kayyum atanmasının bu davanın konusunu teşkil etmediği gerekçesiyle, şirketi menfi tespit davasında temsil etmek üzere kayyum atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/949, K. 2011/11633, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama