KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9614 E., 2012/12011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi (Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi)
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret (Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/01/2010 tarih ve 2008/410-2010/13 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/07/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 3 adet konutun ayrı poliçelerle davalı şirketçe yer kayması teminatı da verilerek sigorta örtüsü altına alındığını, sigortalı konutların 29/06/2004 tarihinde meydana gelen toprak kayması sonucunda oturulamaz hale geldiğini ileri sürerek, ıslah ile (105.500) TL poliçe teminatı ve (1.000) TL kira kaybı bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rizikonun poliçe tanziminden önce gerçekleştiğini, bina temelinin güçlendirilmesi ve zemindeki kaymanın önlenmesi giderlerinin teminat kapsamı dışında bulunduğunu, talebin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 29/05/2008 tarihli ilama dayanılarak, TTK'nun 1278. maddesinde aksi sözleşmede yazılı değilse sigortalı malın ayıbından doğan hasarları sigortacının tazmine mecbur olmadığının belirtildiği, dava konusu hasarın meydana geldiği sigortalı 3 adet bağımsız bölümü kapsayan binanın inşa edildiği sahanın heyelan bölgesi olduğu, bu bölgede bu tür bir zemin için uygun bulunan temel sisteminin bina yapımında uygulanmadığı, gerçekleşen riskin binada hatalı temel sisteminin uygulanmasından kaynaklandığı, daha açık bir ifade ile binanın bir ayıplı mal olarak inşa edildiği, anılan hüküm uyarınca riskin malın ayıbından doğduğu için teminat dışı olduğu gereçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9614, K. 2012/12011, 5 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama