KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9875 E., 2012/11788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2010 tarih ve 2007/499-2010/234 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan ..., ..., ..., ...,......, ... ve ... vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.07.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ..., ..., ..., ... ..., ... vekili Av. ... ve davalılardan ..., ... vekili Av. ... ile davalı ... vekilleri Av. ... ve ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Kırşehir Şeker Fab. A.Ş’den aldığı şekerlerin taşınması için davalı ... soyadlı kişilerin murisi ile anlaştığını, bu kişiye yetki verildiğini, dilekçede açıklanan şekerlerin müvekkilinin sevk irsaliyeleri kullanılarak fabrikadan yüklenmesine rağmen sevk irsaliyelerin sürücülerden alınarak başka firmaların sevk irsaliyeleriyle başka firmalara gönderildiğini, müvekkilini zarara uğrattığını, bu nedenle taşıyıcı davalının intihar ettiğini, diğer davalı sürücülerin yanlış teslimi bilerek yaptıklarını, aksi halde dahi müvekkiline bildirme zorunluluklarının olduğunu, taşıyıcı ile birlikte hareket ettiklerini ileri sürerek, 432.450.00 YTL’nin davalılardan tahsiline talep ve dava etmiştir.
Davalılar ....., ... ve ... vekili, yüklemenin Kırşehir’de yapıldığını, müvekkilleri ikametgahının aynı yerde bulunduğunu, bu yer mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkilleri ile davacı arasında sözleşme bulunmadığını, akidi taşıtan davalının talimatlarına uyduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri, araç sürücüsü müvekkillerinin taşıtan davalının talimatına göre hareket ettiklerini açıklayarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı ...
Nakliyat-bir kısım davalıların murisi Selahattin Gözal arasında şeker taşınması hususunda yazılı sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeye göre taşıyıcının, depodan alacağı şekerleri davacının vereceği sevk talimatına göre ilgili alıcılara teslim edeceği, bu süreçte çalınma, hasar görme, eksik çıkma sevk irsaliyesinin düzenlenmemesi gibi hususlarda sorumluluğun davalı taşımacıya ait olacağının kararlaştırıldığı, bazı teslimatların gerçek alıcısına teslim edilmediği, sevk irsaliyesi ile şeker ambarı kapı kağıdı ve kantar fişinde teslim yerinin açıkça belirlendiği,
davalı sürücülerin de bunu bildiği veya bilmesi gerektiği, teslim yerinin değiştirilmesine ilişkin davacı veya taşıtan davalı tarafından yazılı talimat verildiğinin kanıtlanmadığı, davalı taşıyanın mirasçılarının tüm zarardan, sürücülerin ise, kendi sorumluluğundaki taşımalardan dolayı sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, ..., ..., ..., ..., ....., ..., ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacının şeker emtiasının taşınmasıyla ilgili olarak ... soyadlı bir kısım davalıların murisi .... ile yazılı taşıma sözleşmesi imzaladığı, akit ...’in üstlendiği taşımayı diğer davalılar vasıtasıyla yerine getirdiği ve 279 ton şekerin davacıya teslim edilmediği hususları çekişmesizdir.
Taşımanın yapıldığı güzergah itibariyle uyuşmazlığa TTK'nun hükümleri uygulanacaktır. Anılan Kanunun 787 nci maddesinde taşıyıcı aleyhine açılacak tazminat davalarının, birinci veya sonuncu taşıyıcı aleyhine açılması zorunluluğu getirilmiştir. Alt taşıyıcı ile üst taşıyıcının müteselsil sorumluluğu düzenlenmemiştir. Başka bir anlatımla, yük sahibinin birden çok taşıyıcılar aleyhine birlikte dava açamayacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, birden ziyade taşıyıcı aleyhine dava açılması, hemen davanın reddi sonucunu doğurmamalıdır. Böyle bir durumda mahkemece, davacı tarafa uygun süre verilerek davasını hangi taşıyıcıya yönelttiği hususu sorulmalı ve davaya onun belirlediği taşıyıcıya karşı devam edilmelidir.
Somut olayda alt taşımayı yapan diğer davalılar ile üst taşıyan konumundaki ... mirasçıları karar altına alınan tazminatlardan birlikte müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Bu durum karşısında, davacı vekiline dava dilekçesi açıklattırılıp, davasını hangi taşıyıcıya karşı devam ettireceği sorulup, daha sonra davalılar ..., ... ve ... vekilince yapılan yetki ilk itirazı değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalılar ..., ..., ..., ..., .. ..., ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9875, K. 2012/11788, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama