KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9934 E., 2010/9121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.04.2010 tarih ve 2010/453 - 2010/452 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi hacze itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati haciz kararına konu senetlerin keşideci kısmında iki ayrı şirketin kaşesinin olduğunu, ancak senet üzerinde müvekkiline ait imzanın bulunmadığını, senet üzerinde bulunan iki imzanın da tek kişinin eli ürünü olduğunu, senet üzerinde bulunan imzalar ile lehdar olarak görünen kişinin senet arkasındaki imzasının da aynı olduğunu, müvekkili açısından ortada geçerli bir kambiyo senedi ve borcun bulunmadığını ileri sürerek, işbu itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili, ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin İİK’nun 265. maddesinde sayıldığını, yapılan itirazın anılan madde kapsamına girmediğini belirterek, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu itirazda ileri sürülen sebeplerin İİK’nun 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden olmadığı, bu itirazların açılacak bir menfi tespit davasında yapılacak yargılama ile çözümünün mümkün olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, itiraz eden vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9934, K. 2010/9121, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama