KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10082 E., 2012/16834 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/01/2011 tarih ve 2010/282-2011/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 18/02/2009 tarihinde “emax” şekil ibaresinin 09, 11 ve 35. sınıflarda tescili amacıyla TPE'ne başvuruda bulunduğunu, başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2002 24483 sayılı “emaks” ibareli marka gerekçe gösterilerek KHK'nin 7/1-b maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, nihai olarak da YİDK'nun 2010 M 3684 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiğini, oysa başvuru ile markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzemediğini, müvekkilinin emax ibaresini uzun yıllardır başvuru sınıflarında kullandığını, birçok ülkede müvekkili adına tescilli bulunduğunu ileri sürerek YİDK'nun 2010 M 3684 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru markası “emax” ile ret gerekçesi “emaks” markası arasında KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davacı adına tescilli max fashions unsurlu 6/2/2008 tescil tarihli markanın gerek ayırtedici unsurunun gerekse tescil kapsamının tamamen farklı olduğu ve marka başvurusunun yapıldığı 26/3/09 tarihi itibariyle henüz 1 yıllık marka olduğu, KHK 42 uyarınca haklarında hükümsüzlük davası açmak için gerekli 5 yıllık süreyi doldurmadığı ve bu sebeple hak sahibi lehine müktesep hak sağlamasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10082, K. 2012/16834, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama