KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10086 E., 2011/14870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2008 gün ve 2008/58-2008/120 sayılı kararı onayan Daire’nin 18/04/2011 gün ve 2009/11833-2011/4566 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10.02.2006 tarihli başvuru ile "ANADOLU LEASING" ibaresinin tescilini istediğini, daha önce tescilli bulunan "ANADOLU NET A+ŞEKİL", "ANADOLU 7/24" ve "ANADOLU FİNANS" markaları gerekçe gösterilerek 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi uyarınca talebinin reddedildiğini, müvekkilin başvurusu ile redde dayanak markaların görsel olarak benzemediğini, hizmet sınıfları, potansiyel hedef kitlesi ve müşterileri nezdinde algılanmaları gibi unsurlar düşünüldüğünde karıştırılmalarının mümkün olmadığını ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının marka başvurusu ile redde dayanak markaların "ANADOLU" ibaresini ihtiva ettiğini ve işaretlerin aynı olduğunu, markalarda yer alan diğer unsurların herkesin kullanımına açık işletmelerin faaliyet konularını gösteren ve ayırt ediciliği bulunmayan işaretler olduğunu, YİDK kararının doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, redde dayanak markalar zayıf da olsa tescilli olduklarından korunması gerektiği, ayrıca söz konusu markalardaki "net", "7/24", "FİNANS" unsurları ile davacı başvurusundaki "LEASING" unsurunun finansal ve parasal hizmetleri anımsattığı, bu nedenle ayırt ediciliği sağlamayacağı, aksine markaların daha çok birbirlerine benzemesi ve karışmasına yol açacağı, davacının ticaret unvanındaki "ANADOLU" sözcüğünün belirli bir tanınmışlığa sahip olduğu ve korunması gerektiği iddiasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi kapsamında tartışılamayacağı,
ancak Kararnamenin 8/3 ve 8/5 maddeleri kapsamında tartışılmasının söz konusu olabileceği ve bu hususların işbu davanın konusu olmadığı, davacının tescil başvurusunda bulunduğu ibare ile daha önce tescilli bulunan markaların 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi bağlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.04.2011 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10086, K. 2011/14870, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama