KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10189 E., 2012/16305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.06.2008 tarih ve 2008/121-2008/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "İÇİKAYMAK" ibaresinden oluşan bir markanın kendi adına ve Uluslararası sınıflandırmada 29, 30 ve 32. sınıfa giren emtialarda kullanılması düşüncesi ile yapmış olduğu marka tescil başvurusunun nihai olarak davalı TPE YİDK tarafından 556 Sayılı KHK'nun 7/a ve c bendleri mesnet alınarak reddedildiğini, oysa her şeyden önce davalının iki ayrı gerekçeye dayandırdığı red işleminin kendi içinde çelişkiler taşıdığını, önce bir kısım emtialar için markanın ayırt edici niteliği yok denilip, daha sonra bu marka cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer bildiriyor bu nedenle marka olamaz denilemeyeceğini,
davacı tescil başvurusunda yer alan ibarenin ayırt edici nitelik taşıdığını ileri sürerek, davalı TPE'nin tescil talebinin bütünüyle reddine ilişkin işlemlerinin hukuka aykırılık nedeniyle iptallerine, "İÇİKAYMAK" ibareli tescil başvurusununun emtia listesindeki bütün mallar için tescil edilmek üzere ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada, dava konusu başvuru bakımından 30/4, 5, 6, ve 16. sınıfta yer alan ürünlerle birlikte, 29/6. sınıfta yer alan ürünler yönünden de TPE YİDK kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10189, K. 2012/16305, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama