KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1019 E., 2011/5532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.06.2008 gün ve 2006/599 - 2008/168 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.10.2010 gün ve 2009/654 - 2010/10966 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “EVKUR ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ” ve “ev+şekil+ evkur alışveriş merkezi” markalarının tescilli sahibi bulunduğunu, davalının ise Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı’na başvurarak “ES+Şekil+Ev Shop Alışveriş Merkezleri” markasının tescilini sağladığını, bu şirketin müvekkili şirket ile aynı işi yaptığını, aynı konuda iki marka verilemeyeceğini ileri sürerek, davalı markasının iptali ile sicilden silinmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ev Shop Alışveriş Merkezleri Tic.Ltd.Şti. vekili, davacının markasının “EVKUR ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ”, müvekkilinin markasının ise “EV SHOP ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ” olduğunu, “Alışveriş Merkezleri” ibaresinin bağımsız olarak tescile tabi olamayacak kelimelerden olup, geriye sadece Evkur ve Ev Shop kelimelerinin benzerliğinin kaldığını, bu iki ismin benzerliğinin ise tartışmasının dahi yapılamayacağını, markalar arasında şekil olarak da hiçbir benzerlik bulunmadığını, başına veya sonuna ev kelimesi alan başkaca kelimelerden oluşan pek çok marka bulunduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 17.02.2006 gün ve 2004/14154 Esas, 2006/1555 Karar sayılı kararında yazılı gerekçeyle davalılar yararına bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, T.P.E Markalar Dairesi Başkanlığı'ndan celbedilen kayıtlardan görüldüğü üzere, 2000/09359 sayılı Ev Shop Alışveriş Merkezleri+Ev şekli ibareli markanın hizmet çeşidi olarak 35.sınıfta 16/05/2000 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalı şirket adına, 155755 sayılı Evkur alışveriş Merkezleri ibareli markanın 19/09/1994 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle,
206107 sayılı ve Evkur Alışveriş Merkezi+şekil ibareli markanın 8, 9, 18, 25, 27 sınıflarda, 30/03/1998 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı şirket adına tescil olunduğu, gerek davacının T.P.E. nezdinde tescilli Evkur Alışveriş Merkezleri ve Ev Evkur Alışveriş Merkezleri+şekil ibareli markaları gerek davalı adına tescilli Es Ev Shop Alışveriş Merkezleri+Ev şekli ibareli markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının aynı olduğu ve bu mal ve hizmetlerin alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde her iki markanın ortak kelimesi olan "Ev" kelimesinin iltibas oluşturup oluşturmayacağı hususunda yapılan değerlendirmede de,
Ev kelimesinin ortalama düzeydeki halk kitlesi tarafından kullanılan bir kelime olmayıp, günlük yaşamda herkes tarafından bilinen ve kullanılan bir kelime olması sebebiyle ayırt edicilik unsuru olmadığı gibi, Evkur markasının tanınmış statüde marka olmamasının yanında bu marka ile ilgili davacının öncelik hakkının da söz konusu olmadığı sonucuna varılarak, davalı T.P.E. yönünden davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı yönünden davanın esastan reddine dair verilen kararın davacı ve davalılardan T.P.E. vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1019, K. 2011/5532, 6 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama