KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10191 E., 2011/10603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2009 tarih ve 2006/639-2009/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış bir müzisyen ve ressam olduğunu, davalı ...’ın yazdığı ve diğer davalının yayınladığı ZAMAN GERİYE DÖNMEZ isimli romanda davacının hayatının anlatıldığını, davacının yayınlamak üzere kaleme aldığı anılarına ilişkin notların davalı ... tarafından bir şekilde ele geçirilerek roman yazıldığını, ancak bu romanda müvekkili hakkında küçük düşürücü gerçekte olmayan olayların anlatıldığını, bu nedenle müvekkilinin kişilik haklarına saldırı olduğunu ileri sürerek, davalının tecavüzünün refini, romanın toplatılmasını, 1.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı ...’ın davacıya ait günlüklerden yararlanarak davacının hayatını roman olarak yazdığı ve bu romanda davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiasına dayalı tecavüzün men’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu romanın davacıya ait anılardan esinlenerek yazıldığının ispat edilemediği, kaldı ki bu anıların eser niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle 5846 sayılı FSEK kapsamında korunamayacağı, davacının herkes tarafından tanınan bir kişi olmaması nedeniyle romanı okuyan herkesçe davacı olduğunun bilinmediği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ancak, davacı taraf davaya konu “Zaman Geriye Dönmez” isimli romanda, oturduğu evin konumu, evin alt katında bulunan bakkal ve terzi ile babasının adı ve yaşadığı bir kısım olayların anlatıldığını, kendisinin kullandığı (Mişon) müstear adın romanda aynen yer aldığını, romanda kendisinin cinsel yaşantısına ilişkin yanlış bilgiler verildiğini, paranoyak, şiddet yanlısı ve cinsel sapmaları olan biri gibi tanıtıldığını, bunun kişilik haklarına tecavüz olduğunu da ileri sürmüş, davacı tanıkları da romanda bahsedilen kişinin davacı olduğunu, ona ait özel bilgilerin açıklandığını beyan etmişlerdir.
Bu durumda, davaya konu romanı okuyan ve davacıyı tanıyan kişilerin romanda Mişon olarak adı geçen kişinin davacı olduğu kanaatine vardıkları gözönüne alındığında matufiyet unsurunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece, bu hususlar gözetilerek, romanda bahsedilen kişinin davacı ile ilgisinin bulunduğunun kabulü ile romanda yazılan hususların davacının kişilik haklarına saldırı olup olmadığının belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davacı vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10191, K. 2011/10603, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama