KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10210 E., 2011/14415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2009 gün ve 2007/165-2009/164 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.03.2011 gün ve 2009/9935-2011/2983 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın İzmit Merkez Şubesindeki hesabından internet bankacılığını kullanmak suretiyle hesap işlemleri yaptığını, müvekkiline verilen şifreyi kimsenin bilmediğini, müvekkilinin hesabının davalı banka tarafından güvence altına alındığını, müvekkilinden habersiz bir şekilde bilgisayar tekniği kullanılarak bankanın internet bankacılığı aracılığıyla müvekkilinin banka hesabında bulunan toplam 18.000 TL'nin farklı kişilerin hesaplarına havale edildiğini, müvekkilinin bu işlemler nedeni yaklaşık 400,00 TL tutarında gecikme cezasını bankaya ödediğini,
bu olay karşısında büyük acı ve üzüntü duyduğunu ve zarara uğradığını, davalı bankanın eksik güvenlik önlemleri nedeni ile olayın meydana geldiğini ileri sürerek 18.400,00 TL'nin ödendiği tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredi faizi ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.10.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu olayın 28.10.2006 tarihinde meydana geldiği, davalı bankanın akıllı şifre kullanımını 17.04.2007 tarihinde yürürlüğe soktuğu, bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankanın BK 99/2. maddesi gereği objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, davacının hesabında bulunan paranın haberi olmadan bilgisayar korsanlığı yolu ile başka bir hesaba aktarılmasının önlenmesi konusunda gelişmiş güvenlik önlemlerini almayan bankanın kusurunun bulunduğu, davalı bankanın davacının kastını, kötü niyetini ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı,
davacının müterafık kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, 18.000,00 TL alacağın 30.10.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline, şartları oluşmadığından davacının manevi tazminat talebinin reddine, davacı vekili tarafından atiye terk edilen ve davalı vekili tarafından da kabul edilen 400,00 TL alacak talebi ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10210, K. 2011/14415, 25 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama