KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10290 E., 2012/17024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/03/2011 tarih ve 2008/78-2011/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı tarafından sigortalandığını, müvekkilinin işyerinde çıkan yangın sebebiyle zarara uğradığını ileri sürerek mal kaybı bedeli, iş gücü kaybı ve kira kaybı olmak üzere toplam 10.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama aşamasında iş gücü ve kira kaybı ile ilgili taleplerini atiye bıraktıklarını beyan etmiş, zarar miktarını da 63.021,37 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, hasarın teminet dışı olduğunu, ekpertiz raporunda davacıya ait defter ve kayıtların tutarsız olduğunun bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş gücü ve kira kaybı istemine ilişkin davanın atiye terk edilmiş olması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacının mal kaybı bedeli istemi yönünden de davacının yangın tarihi itibariyle gerçek mal stoğunun 59.379,23 TL olduğu ve iş yerinde bu miktar malı bulunduğu, yangın neticesinde bu miktar oranında zararının oluştuğu, oluşan bu zararın da poliçe kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 59.379,23 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak davacı iki kalem alacak bakımından, 09/06/2009 tarihli celsede, davasını atiye terk ettiğini bildirmiş ve aynı celsede kendini bir vekille temsil ettiren davalı taraf da bu hususu kabul etmiştir. Davanın açılmasının sonuçlarından birisi de davanın davalının rızası olmaksızın geri alınamamasıdır. (Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 185/1). Bu durumda mahkemece, HUMK 425. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükedilmesi gerekip gerekmediği hususunun tartışılarak bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10290, K. 2012/17024, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama