KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10305 E., 2012/21171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
1.117 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/04/2011 tarih ve 2008/238-2011/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı gerçek kişilerin 2004 yılında müvekkillerinden KSİ-Endeks Holding A.Ş.'ne müracaat ederek Almanya merkezli Biotronik firmasının temsilcisi olduklarını, bu alana yatırım yapılmasının oldukça karlı bulunduğunu bildirdiklerini, bunun üzerine anılan müvekkilinin davalı gerçek kişilerin tüm yapılanmadan sorumlu olmaları koşuluyla bu sektöre girmeyi kabul ettiğini, bu konuya ilişkin olarak 26.05.2004 tarihli taahhütnamenin imzalandığını ve diğer müvekkili şirketin kurulduğunu, kurulduktan sonra bu şirket ile Alman Biotronik firması arasında tek satıcılık sözleşmesinin imzalandığını,
yabancı şirketle irtibatın davalı ... tarafından sağlandığını, daha sonra davalı gerçek kişilerin müvekkili şirkete hukuka aykırı teklifte bulunduklarını, teklifin kabul edilmemesi üzerine davalıların yabancı şirket nezdinde müvekkili şirketi kötüleyerek tek satıcılık sözleşmesinin feshine çalıştıklarını, işbu sözleşmenin feshinden yaklaşık iki buçuk ay önce davalı ...'in abisinin kızı ...'in paravan olarak kullanılarak diğer davalı şirketin kurulduğunu, müvekkili şirketin unvanının ayırt edici kısmının bu şirketin unvanında aynen kullanıldığını, ayrıca bu şirket ile yurt dışındaki şirket arasında ticari ilişki başladığını,
davalı gerçek kişilerin bu şirket adına hareket ederek müvekkili şirketin tek satıcısı olduğu ürünleri hastanelere satmaya çalıştıklarını, müvekkili şirketin çalışanlarına yüksek maaş ve prim vaad ederek davalı şirkette çalışmalarını sağladıklarını, davalıların eylemlerinin 26.05.2004 tarihli taahhütlerine de aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin menine, davalı şirket unvanında yer alan “BİOTRON” ibaresinin terkinine, 50.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep dava etmiştir.
Davalı ... ... vekili, müvekkilinin davacı şirkete hukuka aykırı teklifte bulunduğuna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, davacı ile yurt dışındaki şirket arasındaki distribütörlük sözleşmesinin, davacının borcunu ödememesi nedeniyle sona erdiğini, davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin
taahhüdünün geçersiz hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise müvekkilinin kişisel haklarına saldırı ve iftira içeren mektupların Alman firmasına gönderildiğini, aynı mahiyette hastanelere de bildirimler yapıldığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile menine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının “BİOTRON” ibaresi üzerinde bir hakkının bulunmadığını, bu ibareyi ancak distribütörlük sözleşmesi süresince davacı tarafın kullanabileceğini, davacı çalışanlarının bir kısmının kendi istekleriyle ve davacı şirketin bu kişilerin ücretlerini ödememesi nedeniyle müvekkili şirkette çalıştıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Sadık ... vekili, davacı ile yurt dışındaki şirket arasındaki distribütörlük sözleşmesinin, davacının borcunu ödememesi nedeniyle sona erdiğini, davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin taahhüdünün geçersiz hale geldiğini, “BİOTRON” ibaresinin Alman firmasının temsilcileri tarafından kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı Biotron şirketi ile dava dışı şirket arasındaki tek satıcılık sözleşmesinin feshinden yaklaşık 2 ay önce davalılardan ...'in abisinin kızı ...'in hakim ortağı ve yetkilisi olduğu, aynı faaliyet alanındaki davalı şirketin kurulduğu, davalı gerçek kişilerin bu şirketin dava dışı Alman Biotronik GmbH şirketinden tek satıcılık yetkisi almasını sağladıkları, davalıların tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanma amacı güttükleri, bu durumun iyi niyet kurallarına aykırı olduğu,
davacı şirketin ortağı olan davalı ... ...'in davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığı, anılan davalının aynı sektörde faaliyet gösteren ve eşinin yeğeni olan ...'in hakim ortağı ve yetkilisi olduğu şirkette çalışmasının davacı şirketin ticari sırları açısından ve taraflar arasındaki taahhütnameye aykırı olması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiği, ayrıca davalı gerçek kişilerin doğrudan ortak olmak yerine yakın akrabalık ilişkisi içinde oldukları ... aracılığıyla yeni bir şirket kurarak dava dışı Alman Biotronik firmasıyla iş yaptıkları, böylece 26.05.2004 tarihli taahhütnamenin 7.maddesindeki taahhütlerini ihlal ettikleri,
daha önce kurulmuş olan davacı şirketin ticaret unvanında yer alan "Biotron" ibaresinin daha sonra kurulan ve aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirket unvanında da aynen yer almasının iltibasa yol açtığı, her ne kadar davacı şirket tasfiye halinde ise tüzel kişiliği devam ettiğinden davalı unvanında yer alan ibarenin terkinini istemesinin mümkün bulunduğu, davacının diğer iddiaları ile birlikte uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararlarını ispatlayamadığı, karşı davanın ise somut delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine,
davalı şirket unvanında yer alan “BİOTRON” ibaresinin terkinine, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin istemler ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri vekili temyiz etmiştir. 1-Davacı vekilince katılma yoluyla verilen temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği görüldüğü gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir.
Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.5.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmemektedir. Bu durumda, davacı vekili tarafından anılan işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Asıl dava, haksız rekabetin meni, maddi ve manevi tazminat ile unvan terkini, karşı dava ise haksız rekabetin tespiti ve meni istemlerine olup mahkemece asıl dava yönünden davalı ...'nın diğer davalı şirkette çalışması ve davalı şirketin unvanında "Biotron" ibaresinin kullanılması gerekçesiyle haksız rekabetin tespiti ve menine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
Zira, tescilli ticaret unvanının kullanılması yasal bir hakkın kullanılması niteliğinde bulunduğundan bu şekildeki kullanımın haksız rekabet teşkil etmesi mümkün değildir. Öte yandan, davacı yönünden de sonuç doğuran davalı gerçek kişilerce düzenlenmiş taahhütnamede, anılan davalılar dava dışı Alman Biotronik firması lehine çalışmama taahhüdünde bulunmuşlardır.
Somut olayda ise davalı ... diğer davalı şirkette sigortalı olarak çalışmakta olup söz konusu taahhütnamede başka bir şirkette çalışılmayacağına dair taahhütte bulunmaması ve adı geçen davalının çalıştığı şirkette yönetici konumunda olmaması karşısında, bu halin haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki mahkeme gerekçesi de yerinde değildir.
O halde, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10305, K. 2012/21171, 19 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama