KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10330 E., 2011/14409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/07/2009 gün ve 2008/178-2009/338 sayılı kararı bozan Daire’nin 23/05/2011 gün ve 2009/13527-2011/6249 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Hollanda’da işçi olarak çalışıp birikimlerini davalı bankanın Adana Şubesine yatırdığını, müvekkilinin Türkiye’de yaşayan kızı Habibe’nin müvekkiline ait bilgileri kullanıp sahte nüfus cüzdanı ve pasaport çıkararak bunları ibraz etmek sureti ile müvekkiline ait hesaptaki tüm parayı aldığını, davalı çalışanlarının gerekli özen ve ihtimamı göstermediğini ileri sürerek 36.816,08 USD’nin 01.04.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili çalışanlarının kusurlu hareketlerinin olmadığını, dava dışı şahsın kendisine ait resmi taşıyan fakat davacıya ait bilgileri içeren sahte belgeler ile bankaya başvurduğunu, sahteciliği anlamalarının mümkün olmadığını, kusursuz sorumluluklarından da söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddin istemiştir.
Mahkemece, olayda davacının kusurunun bulunmadığı, davalı banka çalışanlarının özensiz davranışları ile hesaptaki paranın davacı dışında bir başkası tarafından alındığı, dava dışı Habibe isimli şahsın hesabı vadesinden önce faiz gelirinden vazgeçerek kapatmak istemesinin banka çalışanlarını dikkatli olmaya yöneltmediği,
ayrıca hesap cüzdanı istenen Habibe’nin cüzdanını kaybettiğini söylemesi üzerine davalı çalışanlarının bunu da dikkatlerinden kaçırdıkları, nüfus cüzdanı üzerindeki resim ile hesap açılırken davacının verdiği resim arasında yaş farkı ve fiziki ayrılıkların ilk bakışta farkedilecek derecede olmasına rağmen çalışanların bunu da farketmedikleri, yine imza farklılıklarının da ilk bakışta farkedilebilecek nitelikte olmasına rağmen banka görevlilerinin bu basit karşılaştırmayı yapmadan parayı dava dışı şahsa ödedikleri, bu şekilde davalının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne,
36.816,08 USD'nin davacının hesabından çekildiği tarih olan 01.04.2008 tarihinden itibaren USD cinsinden bir yıl vadeli mevduata uygulanan faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10330, K. 2011/14409, 25 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama