KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10358 E., 2012/17064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2011 tarih ve 2008/107-2011/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tanınmış bir ses sanatçısı olan müvekkilinin eşi...'nin en büyük hissedarı bulunduğu davalı şirket ile 25.07.2008 tarihli "Müzik Eseri Seslendirme ve Menajerlik Sözleşmesi'ni" imzaladığını, sözleşme ile müvekkilinin yapacağı kaset ve programlarla ilgili tüm yetkilerinin 5 yıllığına davalı şirkete devredildiğini, müvekkilinin albümünün piyasaya çıkmasından bir süre sonra,
şirketin hakim ortağı...' nin tutarsız davranışları ve davacıya şiddet uygulaması nedeniyle boşanma davası açıldığını, bundan sonra adı geçenin davacıyı yıldırmak ve sahne çalışmalarını engellemek amacıyla gerçekleştirdiği tutum ve davranışları sonucu, evlilik ve inanç üzerine kurulu sözleşmenin dayanaklarının ortadan kalktığını, araya husumet girdiğinden sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini, kaldı ki sözleşmenin davacı aleyhine aşırı orantısız hükümler de içerdiğini ileri sürerek, 25.07.2008 tarihli sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın konusunun bulunmadığını, zira davacının dava dilekçesinde herhangi bir fesih beyanında bulunmayıp, mahkemenin kendisi yerine geçerek fesih iradesi açıklamasını istediğini, oysa mahkemenin görevinin feshedilmiş bir sözleşmeye dayalı olarak tarafların bir talepte bulunması halinde talep hakkında bir karar vermekten ibaret olduğunu, salt davanın açılmış olmasının fesih iradesi olarak değerlendirilmesi halinde dahi, davacının feshe bağlı bir talebi bulunmadığından davanın yine konusu olmadığını, kaldı ki ileri sürülen sebeplerin de haksız ve dayanaksız olduğunu,
davacının davalı şirket ortaklarından biriyle olan evliliğini sona erdirmesinin, 3. kişi durumundaki davalı şirketle olan sözleşmesinin ifasının imkansızlığı sonucunu doğurmayacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin sektörde yaygın olarak akdedilen sözleşmelerle benzer hükümler içerdiğini, edimler arasında davacı aleyhine bir orantısızlık bulunmayıp, bilakis davalı şirketin davacı için hiç kimseye nasip olmayacak kadar yatırım yaptığını, öte yandan iddianın aksine ...' nin davalı şirketin hakim ortağı olmadığı gibi, davacının da şirketin müdür yetkili ortaklarından olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin mahkemece sona erdirilmesinin mümkün bulunmadığı, bununla birlikte, taraflardan birisinin tek taraflı olarak fesih beyanında bulunması ya da haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğinin tespitini talep etmesi mümkün olduğundan, davacının talebinin sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti olarak değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı aleyhine orantısız hükümler içerdiği, bu hükümlerin BK'nun 20. maddesi uyarınca batıl olduğu,
ancak bu hükümler olmadan sözleşmenin bir anlamı bulunmadığından sözleşmenin tümünün batıl kabul edilmesi gerektiği, öte yandan davacı ile eşi ve davalı şirketin temsil yetkili ortağı... arasında şiddetli geçimsizlik ve şiddete bağlı boşanma davası açıldığından, bu aşamadan sonra menajerlik sözleşmesinin uygulanmasının fiilen imkansız hale geldiği gerekçesiyle,davanın kabulüne, taraflar arasındaki 25.7.2007 tarihli Müzik Eseri Seslendirme ve Menejerlik Sözleşmesi' nin davacı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10358, K. 2012/17064, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama