KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10486 E., 2011/14232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.04.2009 gün ve 2008/332 - 2009/93 sayılı kararı onayan Daire’nin 03.05.2011 gün ve 2009/12960 - 2011/5467 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2006/52387 kod numarası ile “ISO+Şekil” ibaresini 16,35,38,41 ve 42. sınıflarda tescil başvurusunda bulunduğunu, TPE’nin 2005/25243 ve 2005/25244 numaralı markaları redde mesnet göstererek 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca 16/06, 35/03 ve 41/03 nolu alt gruplar yönünden başvuruyu reddettiğini, ISO’nun Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı’nı ifade ettiğini, müvekkilinin de bu teşkilatın üyesi ve Türkiye’deki tek temsilcisi olduğunu, Paris Sözleşmesi 2. ve 4/A-1. bendine göre rüçhan hakkı bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nun 2008/M-4765 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı başvurusunun ISO+şekil, redde mesnet 2005/25243 nolu markanın İSO+şekil ve 2005/25244 nolu markanın 500 İSO+şekil ibaresinden oluştuğu, markalardaki esas unsurun İSO ve ISO ibareleri olup I ve İ harflerinin farklılık yaratmadığı, resen başvurudan çıkarılan 16/06, 35/03 ve 41/03 nolu alt gruptaki mal ve hizmetlerin bire bir örtüştüğü, davacının her türlü madde ve mamuller için usul ve hizmet standartlarını yapmak gayesi ile kurulduğu, davacının gayesini yerine getirmesi için en uygun marka türünün 556 sayılı KHK’nin 54. maddesinde düzenlenen garanti markası olduğu,
ancak davacı garanti markası yerine ferdi marka tescil ettirmeyi tercih ettiğinden ferdi markanın tabi olduğu kurallara uyulması gerektiği, 556 sayılı KHK’nin 4. Paris Sözleşmesi’nin 2. ve 4. maddelerinin davacıya başvurunun tescili yönünde olanak ya da rüçhan hakkı sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.05.2011 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10486, K. 2011/14232, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama