KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1051 E., 2011/4881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2007 gün ve 2006/121 - 2007/521 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.10.2010 gün ve 2008/13744 - 2010/10540 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Essen Yerel Mahkemesi'nce 04.04.2005 tarihinde davalının müvekkiline 8.973,17 Euro anaparayı 01.01.1999 tarihinden itibaren %5 temerrüt faiziyle birlikte ödemesine karar verildiğini, masraflar tespit kararı ile de 1.523,71 Euro’nun 13.05.2005 tarihinden itibaren %5 faiziyle birlikte tahsiline hükmedildiğini, kararın 06.07.2005 tarihinde kesinleştiğini, ilgili kararın Alman Kanunları uyarınca kesinleştiğinin 06.07.2005 tarihinde usulüne uygun olarak onaylandığını ileri sürerek, anılan kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayda MÖHUK'nun 38.maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının bulunmadığını, zira kamu düzenine ilişkin kuralların söz konusu olduğunu, dava konusu kararın gıyapta verildiğini ve müvekkilinin savunma hakkına uyulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tenfize konu kararın Alman mahkemesince verildiği, Türkiye ile Almanya’nın Lahey Sözleşmesi’ne taraf olduğu, ülkemizin tebligata dair 10.maddeye çekince koyduğu, Essen Asliye Hukuk Mahkemesinin gıyapta verdiği tenfize konu kararda doğrudan posta yolu ile tebligat yoluna gidilmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı, kaldı ki MÖHUK’nun 34.maddesi uyarınca ortada kesinleşmiş karar da olmadığı, tenfiz şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1051, K. 2011/4881, 22 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama