KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10601 E., 2012/20585 K.·(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mengen Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2011 tarih ve 2005/122-2011/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalılardan ... ve ...'ın şirket müdürü olarak görev yaptıklarını, şirket müdürünün ortaklar kurulunu şirketin mali mevcudu ve kar payı dağıtımı konusunda toplantıya hiç davet etmediğini, şirketin kötü yönetildiğini, şirketin fahiş miktarda borçlandırıldığını ileri sürerek, şirket müdürlerinin azlini, şirketin feshi ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve davalı ... vekili, müvekkili ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, şirketin feshine ilişkin nedenin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin 2006 yılında davalı şirket müdürlüğünden istifa ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ün şirket müdürlüğünden istifa ettiği, TTK.'nun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça ve kar payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağının öngörüldüğü, davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunamadığı, dava konusu olayda, davacının şirketin feshini gerektirir haklı nedenden açıkça bahsetmediği, böylece taleplerin sübuta ermediği gerekçesiyle; davalı ...'e karşı açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, şirket müdürlerinin azli ve şirketin feshi istemine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında istifa etmesi sebebiyle davalı ...'e karşı açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında davanın konusuz kalması halinde mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haksız olduğu tespit edilerek bu duruma göre yargılama gideri ve avukatlık ücreti takdir edilecektir. Davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunmadığı kabul edildiğinden, konusuz kalan şirket müdürü ...'ün azline ilişkin davada, davacının haksız olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddine karar verildiğinde ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceğinden, mahkemece her bir davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar yararına takdir edilen vekalet ücreti yönünden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10601, K. 2012/20585, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama