KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10623 E., 2012/17501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2010 tarih ve 2007/55-2010/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalılara Ocak 2006 tarihinden başlamak üzere 2006 yılı içerisinde değişik tarihlerde banka havalesi ve elden olmak üzere toplam 120.148 TL borç para verdiklerini, ancak davalıların aldıkları bu borcu ödemeye yanaşmadıklarını, ileri sürerek 10.000 TL alacağın davalılardan borcu aldıkları tarihlerden ticari faizi ile müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacılardan İsmet tarafından davalı şirket adına muhtelif tarihlerde borç olarak havale ettiği toplam 27.741 TL'nın davalı şirketin defter ve kayıtlarına da girdiği, diğer istemlerin borç olarak verildiğinin tespit edilemediği gerekçeleriyle, davacı ...'in davasının kabulü ile 27.741,00.TL alacağın 10.000 TL'sının dava tarihinden, 17.741 TL'sının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı şirketten tahsil edilerek davacıya verilmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacılar vekili 05/05/2009 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 40.264 TL'nın tahsilini talep etmiş ve yine bu dilekçede her bir müvekkilinin hangi davalıdan ne miktar talepte bulunduğunu da göstermiştir. Mahkemece davadaki bu talep ile kabul/ret durumu dikkate alınarak vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10623, K. 2012/17501, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama