KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10679 E., 2012/16926 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2011 tarih ve 2010/147-2011/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenm.iş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili ; müvekkilinin, Converse INC’nin Türkiye’deki distribütörü olduğunu, Converse marka ayakkabı, aksesuar ve giyim ürünleri üretme ve satma konusunda münhasır yetkiye sahip olduğunu, Converse INC tarafından satışı yapılan “Converse All Star” marka ve çeşitli resim ve ibarelerin, TPE’de tescil edildiğini, müvekkili şirketin ise 1987’den beri lisans sahibi olduğunu; davalının işyerinde, 07.10.2009 tarihinde yapılan şikâyete bağlı olarak yapılan aramada, müvekkili firmanın izni ve bilgisi olmaksızın üretilmiş Converse amblem ve logolarını taşıyan 12 çift taklit Converse marka ayakkabı bulunduğunu ve adli emanete alındığını.
İzmir 2. FSHCM’nin 2010/133 E. sayılı dosyasında verilen 30.09.2010 tarihli karar ile davalının ceza aldığını ve bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 3.000,00 TL maddi tazminatın ve 2.000,00 TL manevi tazminatın, 07.10.2009 tarihinden işleyen ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.
Davalı vekili, emekli aylığı ile geçimini sağlayamaması üzerine küçük bir ayakkabı dükkanı açtığını, emekli memur olduğu için ticaret konusunda pek fazla bilgisinin bulunmadığını, dava konusu 12 çift ayakkabıyı ise dükkanına gelen toptancılardan satın aldığını, görünüşleri itibari ile orijinal olduklarını düşündüğünü, taklit olduklarını ise işyerinde yapılan arama sonucu öğrendiğini, hakkında ceza davası açıldığını ve bu ceza davasında davacı yanın bilirkişi raporu ile tespit edilen zararını karşıladığını, 12 çift ayakkabıya karşılık olarak istenilen tazminat miktarının fahiş miktarda olduğunu, zaten işyerini borçları nedeniyle kapattığını, emekli maaşının dışında bir geliri kalmadığını, olası bir tazminatın mahvına sebep olacağını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davalının söz konusu taklit markalı malları satmak suretiyle marka sahiplerinin meşru pazarını daralttığı ve bu suretle davacının marka hakkına tecavüz ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10679, K. 2012/16926, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama