KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10765 E., 2012/18594 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/03/2011 tarih ve 2009/736-2011/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı ...Profil Şti. arasındaki taşeronluk sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete davalı bankada bulunan hesaptan ödenmek üzere 05/10/2009 tarihli ve 05/11/2009 tarihli iki adet her biri 20.000 TL bedelli çek keşide edilerek verildiğini, çeklerin arka yüzüne “üçüncü şahıslara ciro edilemez” kaydı ile ciro yasağı konulmasına ve davalıya çekleri ...Profil Şti. dışında ibraz eden kişilere ödeme yapılmaması hususunda uyaran ihtarnameler gönderilmesine rağmen her iki çekin de davalı banka tarafından dava dışı şirket dışında ibraz eden kişilere ödenerek müvekkili şirketin zarara uğratıldığını, bu nedenle her iki çek bedelinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin olayda kusurlu ya da kusursuz herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, yine olayda çeklerin ödenmemesini gerektirecek bir durumun olmadığını, çekin arka yüzüne yazılan “üçüncü kişilere ciro edilemez” kaydının bankaya karşı hüküm ifade etmediğini, bankanın çeki ibraz eden her kişiye ödeme yapmak zorunda olduğunu, çekin ibraz süresi geçtikten sonra ödenmesinin çekten cayılmadığı için hukuken mümkün olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu çekler üzerine yazdığı “üçüncü kişilere ciro edilemez” kaydının isimsiz, unvansız ve imzasız olması sebebiyle geçerli olmadığı ve davalı bankayı bağlamadığı, dolayısıyla davalı tarafından yapılan ödemelerde usulsüzlük ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10765, K. 2012/18594, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama