KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10792 E., 2012/16887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dosya
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2009/413 ESAS.
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/04/2011 tarih ve 2009/315/2011/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının önceden müvekkili şirketin işletmekte olduğu mağazalar zincirinin ortağı iken 05.12.2004 tarihli “Limited Şirket Paylaşım Sözleşmesi” ve imzalanan ibraname ile ortaklığın sonlandırıldığını, paylaşım sözleşmesinin 10. maddesi ve ibranamenin 6. paragrafı kapsamında devam eden, ihtilaflı alacak ve borçlardan dolayı şirketin herhangi bir borcu çıkması durumunda ayrılan tarafın borcun yarısından sorumlu olacağının kararlaştırıldığını,
ortaklık devam ederken BEDAŞ'ın müvekkili şirket aleyhine kaçak elektrik enerjisi tüketimi gerekçesi ile açtığı dava ve müvekkili şirketin açmış olduğu menfi tespit davasının birleştirilmesi sonucunda yapılan yargılamada verilen kararın kesinleştiğini, BEDAŞ ile ilamda belirtilen alacak için 245.000,00 TL ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkili tarafından ödenen 100.000,00 TL'lik birinci taksitin yarısının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ve inkar tazminatı ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş,
birleşen dosya kapsamında, borcun bakiyesi ve müvekkili tarafından ödenen bedelin yarısı olan 72.452,25 TL ile icra dosyası kapsamında verilen teminat mektuplarının komisyon bedelinin ½ si olan 8.439,37 TL'nin tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işbölümü, zamanaşımı, aktif ve pasif dava ehliyetine yönelik itirazlarının bulunduğunu, dava konusu kaçak elektriğin hangi dönemde kullanıldığının belli olmadığını, müvekkilinin çok kısa bir dönem davacı şirkette hissedar olduğunu, bu dönemde kaçak elektrik kullanılmadığını, müvekkilinin ibranamenin imzalandığı tarihte elektrik, su, telefon v.s. borcuna ilişkin herhangi bir sorumluğunun kalmadığını, sözleşme ve ibranamede kaçak elektrikten bahsedilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 05.12.2004 tarihli “Limited Şirket Paylaşım Sözleşmesi” ve ibraname kapsamında, ayrılan taraf olarak davalının BEDAŞ'a yapılan ödemenin yarısından sorumlu olacağı ancak, davacı tarafın tehiri icra kararı için takip dosyasına vermiş olduğu teminat mektupları sebebiyle ödenen komisyonlar nedeniyle davalıdan talepte bulunamayacağı, alacağın sözleşmeye dayandığı ve likit olduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10792, K. 2012/16887, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama