KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10835 E., 2012/19097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.04.2011 tarih ve 2008/648-2011/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1979 yılından bu yana Düsseldorf Ticaret Sicilinde kayıtlı olduğunu, merkezi yağlama tekniği ile ilgili cihazların tasarlanması, planlanması, üretilmesi, satışı ve montajı işinde dünyaca tanındığını, TCDD’nin 2007 yılında “Boden Yağlama Cihazı Bakım, Onarım ve Revizyon Hizmetinin Sağlanması” ihalesini alan davalı şirketin kullandığı parçaların üzerinde müvekkilinin ticaret unvanı olan “REBS” ibaresinin bulunduğunu ancak parçaların müvekkili tarafından üretilmediğini, haksız rekabet koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, ürünlerin toplatılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ihale kapsamında davacı şirketin marka kodlu ürünlerinin pazarlamasını yapan Dubai merkezli NGC Marketing firmasından ürün ithalatı yaptığını, TCDD Komisyonunun uygundur onayı alındıktan sonra hizmet verildiğini, ürünlerin müvekkili tarafından üretilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafından ihale kapsamında TCDD'ye teslim edilen ürünlerin davacı tarafa ait orijinal “REBS” marka ürünler olmadığı gibi aynı kalite ve nitelikte de olmadıkları, ürünler üzerinde “REBS” ibaresinin bulunduğu, ürün kodlarının orijinal kodlarından farklılık gösterdiği, davacı şirketin ürünlerinin kalitesiz olduğu imajını doğurabileceği ve ürünlerin kalitesi üzerinde yanıltıcı düşüncelere sebebiyet vererek ticaret unvanına zarar vereceği gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, haksız rekabete konu ürünlerin toplatılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, davacı davalının haksız rekabete yol açan eyleminden dolayı dava dilekçesinin netice-i talep bölümünün 3. bendinde “haksız rekabete neden olan ürünler üzerindeki REBS ibaresinin silinmesini, mümkün olmadığı takdirde imhasını ve bunlarla ilgili tüm baskı aletlerinin toplanmasını” talep etmiştir.
Mahkemece haksız rekabetin varlığının saptanması halinde TTK’nun 58. maddesi gereğince haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin taleple bağlı kalınmak kaydıyla, söz konusu haksız rekabetin sona erdirilmesine yönelik en uygun seçeneğin değerlendirilmesi gerekip, verilecek kararda bu yolla telafisi mümkün olmayan sonuçlara da yol açılmaması gerekir.
Bu bakımdan, davacı tarafın esasen yukarıda açıklanan talepleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekirken, mahkemece haksız rekabete konu ürünlerin toplatılması şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10835, K. 2012/19097, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama