KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10862 E., 2012/17914 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/05/2010 tarih ve 2007/157-2010/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin turizm faaliyetleri yürüten dünyaca ünlü bir şirket olduğunu, “PEGAS TOURISTIK + ŞEKİL” markasını ilk olarak 2002 yılında Rusya’da tescil ettirdiğini, sonrasında Madrid Protokolü uyarınca Türkiye’de tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurusunun davalı Şirket'in itirazı üzerine reddedildiğini, oysa davalı şirket markası ile müvekkilinin başvuru markası arasında benzerlik olmadığını, davalının sadece havayolu taşımacılığı sektöründe faaliyet göstermesine rağmen, başvurularının tüm sınıflar açısından reddedildiğini, müvekkilinin marka başvurusunda bulunduğu esnada davalı şirketin havayolu taşımacılığı faaliyetine başlamadığını, dolayısıyla tanınmış bir marka olduğununu söylenemeyeceğini belirterek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı şirketin başvuru markası ile davalının itiraza dayanak olan markaları arasında iltibasa yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu,davalı markasının tanınmışlığından veya davalı şirketin ticari itibarından haksız yararlanmanın söz konusu olabileceği düşüncesiyle tüm sınıflar açısından reddedilen tescil başvurusuna dair Enstitü işlem ve kararlarının usule ve KHK hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkili şirketin havayolu taşımacılığı sektöründe tananımış bir şirket olduğunu,söz konusu markanın ilk kez 1998 yılında tescil ettirildiğini, PEGASUS ibaresinin markalar yanında şirketin ticaret unvanında da kullanıldığını, davacının başvuru markası ile müvekkilinin markaları arasında benzerlik olduğu ve karıştırılma ihtimallerinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporunun içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 35.,39., 41., ve 43. sınıfta tescil başvurusunda bulunduğu “PEGAS TOURISTIK+ŞEKİL” markası ile davalının 39. sınıfta kayıtlı “PEGASOS+ ŞEKİL” , 28. sınıfta kayıtlı “ PEGASUS” ve 39. sınıfta kayıtlı“PEGASUS+ ŞEKİL” bareli markaları arasında görsel ve izlenim olarak 39. sınıf mallar açısından 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, taraf markalarının karıştırılma ihtimallerinin olduğu, davacının diğer sınıf ürünler açısından hizmetlerinin farklı olduğu, ancak davalı şirketin markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmanın mümkün olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10862, K. 2012/17914, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama