KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10901 E., 2012/17771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2011 tarih ve 2010/171-2011/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Eriş” ibaresini ayırt edici unsur olarak içeren, tanınmış marka ve unvanını 1974 yılından bu yana aralıksız olarak kullandığını, davalı tarafından 2009/08642 başvuru numaralı, “ERŞERİŞ 1925'TEN BUGÜNE +Şekil” ibareli markanın 29. sınıfta yer alan emtialarda kullanılmak üzere tescili için diğer davalı TPE'ne yaptığı başvuruya müvekkilince yapılan itirazın kısmen kabul edildiğini, müvekkilince kısmen kabul kararına da itiraz edilmişse de davalı TPE YİDK'nun 2009-M-3706 sayılı kararı ile itirazın reddedildiğini, dava konusu markanın müvekkiline ait markalarla iltibas yaratacak derecede benzer olup,
bu markaların tescilli bulunduğu sınıflardaki mal/hizmetler için tescil edildiğini, müvekkilinin davaya dayanak yaptığı ERİŞ markalarının tanınmış marka olmasından dolayı dava konusu markanın 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesine göre hükümsüz sayılması gerektiğini, davaya konu markanın kullanılmasının, müvekkilinin tanınmış markaları üzerinden haksız kazanç elde edilmesine neden olacağını, marka itibarına ve ayırt ediciliğine zarar verebileceğini,
kötü niyetle tescil edilen marka başvurusunun tüm ürün ve hizmetler bakımından 556 sayılı KHK'nin 35. maddesi gereğince hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek TPE YİDK’nun 20.08.2010 tarih ve 2010-M-3706 no’lu kararının iptaline ve dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkilinin marka başvurusundan vazgeçtiğini, oluşmamış bir marka için dava açılamayacağını ve davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının esas unsuru durumundaki ERŞERİŞ- ERİŞ ibarelerinin görsel, işitsel ve bıraktıkları toplu intiba itibariyle iltibas yaratacak derecede benzer oldukları, markaların kapsadığı mallar arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında aynı/benzer mal/hizmetin bulunmadığı, davacının markalarının toplumda ulaşmış olduğu tanınmışlık düzeyi nedeniyle, davalı markasının tüm malları bakımından davalı başvurusunun 556 sayılı KHK’nin 8/4 hükmü uyarınca reddi şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, TPE YİDK'nun 20.08.2010 tarih 2010-M-3706 sayılı kararının iptaline, marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10901, K. 2012/17771, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama