KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10969 E., 2011/14764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/07/2009 gün ve 2007/460-2009/411 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/04/2011 gün ve 2009/11222-2011/3826 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2004 yılında "..." markasını 29, 30 ve 43. sınıflarda tescil ettirdiğini, bu markanın tanınmış marka olduğunu, müvekkiline ait iki şube bulunduğunu, bunlardan birini şirketlerinde işçi olarak çalışan ...'na sattıklarını, yapılan sözleşmeye göre, ...'nun ...
KÜNEFE, DONDURMA, PASTA VE CAFE gibi ünvanları kullanamayacağının taahhüt edildiğini, davalıya ait işyerinin ... adına işletildiğini ve abisi ... ile birlikte çalıştıklarını, davalının 2005 yılında "Antakyalı ......, ... şekil" markasını 30. sınıfta tescil ettirdiğini, davalının "..." ibaresini ön plana çıkararak markasını kullandığını, bu şekilde müvekkiline ait markanın tanınmışlığı ve itibarından faydalandığını, halk nezdinde karışıklık ve iltibas yarattığını, müvekkiline ait marka ile aynı sınıfta tescil edildiğini, müvekkiline ait markaya da tecavüz ettiğini ileri sürerek,
davalı markasındaki "..." ibaresi nedeniyle davalı markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait marka ile davacıya ait markanın birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin annesinin soyadının "..." olduğunu, markayı kutu ve ambalajlarda "......, KÜNEFE" şeklinde kullandığını, müvekkilinin yıllardır bu işle uğraştığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur. Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10969, K. 2011/14764, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama