KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11062 E., 2012/18386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2009/15-2011/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu dava dışı şirketin Libya’da üstlendiği işler nedeniyle davalıdan aldığı üç teminat mektubunun, kredi taahhütnamesi gereği müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, petrol krizi nedeniyle Libya Devleti’nin yüklenici hak edişlerini ödeyemez hale gelmesi üzerine,
Türkiye ile yapılan anlaşma sonucu, kusursuz şekilde işi bırakan yüklenicilerin vermiş olduğu teminat mektuplarından Türk Bankalarının sorumlu olmayacağı, ödeme taleplerinin dikkate alınmayacağının kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının, işlevi kalmayan teminat mektupları dolayısıyla devre komisyonları tahakkuk ettirmeye devam ettiğini, yaptığı bir takım takiplerin itirazla durduğunu, açtığı itirazın iptali davalarının reddedildiğini, 1994 yılından sonra devre komisyonu faizi talep etmesinin mümkün olmadığını,
ancak davalının lehine kesinleşen icra dosyası ile yaptığı baskı sonucu kefil durumundaki müvekkilinden haksız yere tahsilat yaptığını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, bankaya yatırılan 3.235.086.999 TL ve icra dosyasına yatırılan 3.696.000.000 TL ile 21.578.365.221 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektuplarının halen meri olduklarını, çeşitli devrelere ilişkin komisyon alacaklarının tahsili için icra takipleri başlattıklarını, 30.06.1993-31.12.1993 dönemine ilişkin olan alacağın imzası olmayan bir kefil dışındaki diğer sorumlular bakımından kesinleştiğini, istemin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından yapılan harici ödemenin bankanın riski nedeniyle tahakkuk ettirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacının ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete üç adet teminat mektubu kullandırdığı, davacının kredi taahhütnamesinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili bulunduğu, davalı bankanın 01.01.1994-30.09.1994 dönemine ait devre komisyonu için davacı ... diğer sorumlular hakkında icra takibi başlattığı, itirazın iptali davasının reddedildiği, 31.12.1994-31.03.1995 ve 31.03.1995-30.06.1995 dönemlerine ilişkin icra takiplerine itirazların ise kabul edildiği,
ilk takibin devam ettiği, davacının bu takiple ilgili olarak 19.06.1997 tarihinde verdiği dilekçe ile itirazlarından gayri kabili rücu olarak feragat ettiği, takip konusu borcu 31.12.1997 tarihinde 3.696.000.000 TL olarak nakden ve defaten ödeyeceğini açıkladığı, davalı tarafından bunun kabul edildiği, buna istinaden davacının 29.03.2000 tarihinde icra dosyasına 3.696.000.000 TL yatırdığı,
daha öncesinden de bu borca ilişkin olarak 19.06.1997 tarihinde davalı bankaya 3.235.086.999 TL ödediği ve borcun mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.09.2008 gün, 2008/8440-9953 Esas ve 586 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak alınan ek bilirkişi raporuna göre, 29.03.2000 tarihinde yapılan 3.696.000.000 TL'lik ödeme dışındaki diğer iki ödemenin, davalı banka tarafından hangi dönem komisyonlarına mahsuben tahsil edildiklerini gösterir bir kayda rastlanılmadığı,
ancak ödeme tarihinin 30.06.1993-31.12.1993 komisyon döneminden sonra olması, anılan mahkeme kararına göre başka bir komisyon sorumluluğunun bulunmaması ve ödemenin açıkça hangi komisyonlara mahsup edildiğinin davalı bankaca belgelenememesi nedeniyle, dava dışı A.
Nihat Hasekioğlu tarafından yapılan 4.000.000.000 TL'lik ödemenin, kesinleşen hüküm gereği yapılan bir ödeme olarak kabul edilmesinin zorunlu olduğu, buna göre icra dosyasına toplam 1.132.625.708 TL'nin fazladan yatırıldığı ve borç fazlasıyla ödenmiş olduğundan, davacının davalı bankaya yaptığı ödemeleri faizleriyle birlikte talep edebileceği, bozma ilamı doğrultusunda davacı yararına doğan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak,
davalı bankanın sair itiraz ve def’ilerine hukuki sonuç bağlanmasının da mümkün olmaması karşısında, davacının dava tarihi itibarıyla 6.021.09 TL asıl alacak ve 21.995.75 TL faiz olmak üzere toplam 28.016.84 TL alacaklı olduğu, ancak taleple bağlı kalınarak 21.578,37 TL faiz talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.021,09 TL asıl alacak ve 21.578,37 TL işlemiş faizin, asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesi suretiyle davalıdan tahsiline, asıl alacak yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11062, K. 2012/18386, 16 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama