KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11070 E., 2011/14151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/09/2010 tarih ve 2009/532-2010/398 sayılı kararı Onayan Dairenin 28.04.2011 gün 2011/1142 - 2011/5157 sayılı kararı aleyhinde davalı karar düzeltilmesi isteğinde bulunmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili, müvekkili bankanın Yağcami/Adana Şubesi tarafından, genel kredi sözleşmesine istinaden davalı ... lehine, ...'ın müşterek borçluluk müteselsil kefaleti ile senetler karşılığı kredi hesabı açıldığını ve işbu kredinin kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesabının kat edildiğini, 11.11.1998 tarihi itibariyle 20.190.743.689.-TL borcun ödenmesi ve mer'i teminat mektup bedelleri olan 15.691.848.600.-TL'nın depo edilmesi için gönderilen 11.11.1998 tarihli ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, asıl borçlu ve kefil aleyhinde yapılan icra takipleri ve açılan davalar sonrası yapılan kısmi tahsilatların,
öncelikle BK'nun 84. maddesi gereği faize mahsup edildiğini ileri sürerek, 20.190.743.686.-TL'nın 18.11.1998 tarihinden itibaren, tazmin edilen teminat mektup bedeli nedeniyle 5.816.000.000.-TL'nın 22.05.2003 tarihinden itibaren, rehinlerin paraya çevrilmesi nedeni ile yapılan tahsilatların BK'nun 84. Maddesi hükümlerine göre mahsup edilmesi suretiyle hesaplanacak % 240 temerrüt faizi, faizin % 5 gider vergisi ile birlikte, 1.844.122.000.-TL icra masraflarının davalıdan tahsiline, halen mer'i bulunan teminat mektupları bedeli olan 9.875.848.600.-TL'nın depo hesabına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, aynı taleplerle davacı tarafından başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan davalar sonrası verilen mahkeme kararları kesinleşerek kesin hüküm oluştuğunu, borcun üst sınır ipoteği ve rehinle temin edildiğini, takip tarihi itibariyle borcun limitin çok altında olduğunu, ipotek ve rehinlerin paraya çevrilmesi sebebiyle sorumluluğunun kalmadığını, icra takip gideri talebinin de yersiz olduğunu, asıl borçlunun sorumluluğunun bitmesi ile kefilin sorumluluğunun biteceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 26.006,74 TL asıl alacak ve dava tarihi itibariyle (27/09/2002 tarihinde 29.641,60 TL – 04/10/2002 tarihinde 28.123,81 TL – 10/06/2004 tarihinde 1.000,00 TL olmak üzere toplam 58.765,41 TL yapılan tahsilatın
mahsubu sonrası) işlemiş toplam 258.111,35 TL faiz ve 12.905,56 TL BSMV olmak üzere toplam 297.023,66 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava tarihi olan 02/11/2004 tarihinden itibaren 26.006,74 TL’ye %240 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, 1.844,11 TL icra masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.875,85 TL'nin depo hesabına alınmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, davalı tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 28.04.2011 tarihli kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır.
Bu kez davalı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalının HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11070, K. 2011/14151, 19 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama