KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1108 E., 2011/5207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/04/2008 gün ve 2006/684-2008/172 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.09.2010 gün ve 2008/13551 - 2008/13551 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin gereği gibi yönetilmemesi nedeniyle Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/575 esas sayılı dosyasında şirketin feshi ve terditli olarak ortaklıktan çıkma istemi ile dava açtığını, bu dosyaya davalı tarafından sunulan 12.05.2003 gün ve 14 nolu karar, 20.05.2004 gün ve 15 nolu karar, 27.10.2004 gün ve 16 nolu karar ve 01.12.2004 gün ve 18 nolu kararların TTK’nun 538/4. maddesinde öngörülen çağrı usulüne aykırı olarak yapılan toplantılar olup, tüm toplantıların TTK'nun 538. maddesine aykırı olarak çağrı yapılmadan yapıldığını ve tüm ortakların hazır olmadığını,
müvekkilinin tutanaklarda imzasının bulunmadığını, açılan davanın süreye tabi bulunmadığını ileri sürerek, yukarıda açıklanan 14, 15, 16 ve 18 numaralı kararların hükümsüzlüğünün tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının açtığı fesih ve çıkmaya izin davasında müvekkili tarafından davacının ihracına izin davasının açıldığını, bu davada savunma olarak süreceği hususları ayrı bir dava olarak açmasının doğru olmadığını, yine aynı kararların sahteliği için dava açamayacağını, derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının toplantılara katıldığını, sadece kararlara muhalif kaldığını, ortaklar kurulu kararlarının usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu toplantılara davacının TTK'nun 538/4.maddesinde belirtilen şekilde çağrılmadığı ve TTK'nun 538/5.maddesindeki bütün ortakların itirazsız toplanmaları şartının da gerçekleşmediği anlaşıldığından, çağrı usulüne riayet edilmeden yapılan ortaklar kurulu toplantılarında kararların hangi nisapla alındığının bir önemi olmayacağından dava konusu kararların hükümsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1108, K. 2011/5207, 29 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama