KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11101 E., 2011/15315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2009 gün ve 2007/335/2009/136 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/03/2011 gün ve 2009/10555-2011/2942 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesaplarından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan 17.07.2006 tarihinde internet yoluyla toplam 22.000,00 YTL’nın tanımadığı üçüncü kişinin hesabına aktarıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, anılan meblağın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrenin özenle saklanması yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu nedenle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı banka tarafından internet işlemleri yapıldığı sırada mobil onay, işlemden sonra müşterinin cep telefonuna onay için mesaj gönderildiğine dair bir bulguya rastlanmadığı, internet yoluyla işlem yapılırken gerekli güvenlik önlemlerini alması yönünde davacının uyarıldığının da kanıtlamaması nedeniyle davalı bankanın %60 oranında kusurlu olduğu, davacının bankaca önerilen güvenlik önlemlerini alıp almadığı hususunda bir bulgu olmadığından davacının %40 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.674,28 TL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/10555 E,2011/2942 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11101, K. 2011/15315, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama