KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11109 E., 2012/17967 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.09.2009 tarih ve 2008/827-2009/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 22/09/1999'da 547 hisse, 17/11/1999'da 53 hisse ve 28/07/2004 tarihinde de 882 hisse devraldığını, 28/07/2004 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalanırken müvekkiline hisse senedi verilmediğini, sonra verileceği bildirildiğini, 2007 yılına kadar hiçbir gelişme olmadığını, davalı ile 2007 yılı sonunda yapılan görüşme sonunda müvekkiline 882 hisse verdiklerini söylediklerini, ancak IMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş'ye başvuruda bulunulduğunda müvekkili adına 882 hisse kaydının olmadığını öğrendiklerini, davalının ortaklık pay defterlerinde yer alan bilgilerin şirketin ortaklık durumlarına ilişkin gerçek bilgileri yansıtmadığını ileri sürerek müvekkilinin ortaklığının tespitine ve davalının pay defterine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketinin ortaklar pay defterinde kayıtlı ortağı olan davacının müvekkili şirkette her birinin nominal değeri 50,000 TL olan 1573 hissesi olduğunu, hisse senetlerinin kaydi hisse senedi olmaması ve borsada işlem görmemesi nedeniyle Takasbank'a hisse senetlerinin kaydettirilmesi zorunluluğunun bulunmadığını, pay defterine kayıtlı olan kişinin ortaklık sıfatı şirket tarafından kabul edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve davalı şirketin cevabi yazısından, davacının davalı şirket ortağı olduğunun sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11109, K. 2012/17967, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama