KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11179 E., 2011/12388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/12/2008 gün ve 2008/336-2008/461 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.04.2011 gün ve 2009/5695 - 2011/5138 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında nakliye sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince davacının davalıdan teslim aldığı gazete, mecmua, yayın promosyon gibi ürünleri bölge müdürlükleri, müdürlük depoları ve müdürlüklerle ilgili diğer noktalara taşıma işini üstlendiğini,akdin feshine ilişkin ihbar olmadığından sözleşmenin kendiliğinden yenilenerek devam ettiğini, davalının 29.06.2007 tarihinde taraflarca düzenlenen sözleşmeye aykırı olacak şekilde hiçbir ihbarda bulunmaksızın feshe ilişkin bir sebep de belirtmeden tek taraflı olarak yıl ortasında sözleşmeyi feshettiğini, davalının bu haksız feshinden dolayı, davacının maddi zarara uğradığını,
sözleşmenin süreceğine inanarak 2006 yılında yeni araçlar ve personel alarak sözleşmeyle yüklendiği edimleri gereği gibi yerine getirmek gayreti içine girdiğini, davacının hem yatırım zararları hem gelir kaybı, hem kâr kaybına uğradığını, gelir elde edemediği için mevcut iş yeri genel giderleri ve personel giderlerini ödemek zorunda kaldığını, zorunlu olarak işçi çıkardığını, ödemekle yükümlü olduğu borçlarını ödemekte zorlandığından manen de ızdırap duyulduğunu ileri sürerek,
şimdilik 7000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 25316,05 TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebinin kabulü ile 7000 TL maddi tazminatın dava tarihinden 18.316,05 TL maddi tazminatın da ıslah tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanmıştır. Davalı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, önceki eylemlerden sonra hizmet talep etmeye devam edildiğine, son olarak akdin feshine neden gösterilen 24 kez nakliye araç planlamasına uymayarak şirketi zarara uğratma eylemi nedeniyle davacının 24.05.2007 tarihli yazılı savunma beyanı bulunduğuna, nakliye yöneticisi ...'ın 26.05.2007 tarihli şirket içi yazışmasında 893,15 YTL + KDV fazla ödemenin davacıdan tahsil edildiğini,
şirketle olan ticari faaliyetlerinin gözden geçirilmesi gerektiğini ilgili birime bildirmesine rağmen davacıya 30.06.2007 tarihine kadar nakliye işi verildiğinin dosyadaki faturalar ve bilirkişi raporundan anlaşılmasına, sözleşmenin 5.2.maddesine göre, sözleşmeye aykırı davranma, hizmetleri gereği gibi ifa etmeme, eksik ifa etme halerinde bildirimsiz derhal fesih veya aynen ifanın talep edilebileceğine, tazminatın tahsil edilmesinin bu taleplere engel olmayacağına,
ancak aynen ifayı isteyenin sonradan akdi feshedemeyeceğine davalının sözleşmeye aykırı davranışı öğrendiğinden itibaren derhal fesih haklarını kullanmayıp nakliye işi vermekle aynen ifayı tercih etmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının, olağanüstü fesih nedeniyle uğradığı zararın hesabı bilirkişi raporunda 29.06.2007 - 31.12.2007 dönemi muhtemel satış tutarları ve önceki yıllar performansları gözönüne alınarak hesaplanmış ise de bu hesap Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına aykırıdır. Sözleşmesi feshedilen davacının sözleşme süresi bitimine kadar zararının karşılanacağı beklentisiyle herhangi bir iş yapmadan bu müddeti geçirmesi beklenemez. BK.
98.madde delaletiyle BK.44.maddesine göre davacı da zararının artmasını önlemek için tedbir almak zorundadır.
Bu nedenle, sözleşmenin bildirimsiz, olağanüstü feshi nedeniyle fesih tarihinden itibaren davacı nakliyecinin aynı nitelikte ve şartlarda emsal işi ne kadar makul sürede bulabileceği ve bu sürede uğradığı net zarar miktarı nakliye uzmanı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınacak raporla tespit edilerek sonucuna göre tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken, fesihden sonra kalan tüm sözleşme süresi için tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.04.2011 günlü onama ilamının bu yönden kaldırılmasına, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11179, K. 2011/12388, 7 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama